KADINLAR HAMAMI TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ
"A Hamamcı
bu hamama güzeller kim gelir" türküsü söylenerek önce yaşlılar soyunur, gençlerde
onlara hizmetle çamaşırlarını toplayıp bellerine peştemallarını dolar, sedefli
nalınlarını önlerine çevirir, kollarına girip bir ellerine taslarını alarak
kurna başına büyükleri yerleştirir, geri dönerek kendileri soyunup, bellerine
peştemallarını sarınır, ellerinde gümüş tasları ile onlarda hamama girerler.
Büyükleri yıkadıktan sonra gençler havuzun etrafında sıralanıp "Helesaya hesa,
heye mola hesa" "İstanbul 'dan sandık gelir, içi dolu fıstık gelir" veya "Bismillahi
başlıyalım, bu yıl burda kışlayalım, helesaya hesa" deyip kendilerini havuza
atarlardı.
Büyüklerin giyinmeye başlayacaklarında, gençlerde hamamdan dışarıya çıkarlar
ve büyüklerine hizmet yarışına girişirler, sıradan başlıyarak büyüklerin elleri
öpülür ve hepsi birden ayakta karşılarına dizilirler. Büyükler "Evlatlarımız
sıhhatler olsun, bin yaşayın, sizlerde bizler gibi hürmet görünüz, buyurun giyinin"
derler.
Yaşlılar siyah Bağdat carlarını, gençlerde renkli, sırmalı carlarına
bürünürler ve yaşlıların arkasından yola koyulurlar.
AH HAMAMCI TÜRKÜSÜ
Ah Hamamcı bu hamama güzellerden
kim gelir
Ah ne bileyim ay efendim aman günde yüzbin can gelir
Ardından cariyesiyle aman önünde sultan gelir
Yağma yağmur esme rüzgar aman yolda yolcum var benim
Serimi sevdaya salan aman yar ile cengim var benim
Girdim yarin bahçesine gülleri fincan gibi
Gerdanında üç beni var aman her biri mercan gibi
Gel sarılalım beraber aman ikimiz bir can gibi
Yağma yağmur esme rüzgar aman yolda yolcum var benim
Serimi sevdaya salan aman yar ile cengim var benim