Gazete Manşetleri

Sitemizi Beğendiğiniz mi?

Bizi Nerden Buldunuz ?

~ KiMLeR SiTeDe ~

14 ziyaretçi ve kayıtlı kullanıcı yok çevrimiçi

Eyl
02
2011
Son güncelleme: -0001-11-30 Yayın tarihi: 2011-09-02
Üst Kategori: ROOT
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 1
Kötüİyi 

BİRINCI BÖLÜM COĞRAFİ KONUM VE SOSYAL YAPI

http://www.gurlek.bel.tr/resim/galeri2/web/images/59.jpg


I. KISIM: KASABANIN TARİHÇESİ, COĞRAFİ KONUMU VE MADDİ ŞARTLARI

A-KASABININ TARİHÇESİ

Kasabamız Gediz ilçesinin kuzeybatısına Şaphane Dağları'nın eteğinde kurulmuştur; Kasabamız Gediz ilçesine Pınarbaşı yolu ile 7 km. Çeltikçi köyü ile 17 km. uzaklıktadır. Köyün önceleri ören mevkiinde kurulduğu bilinmektedir kalıntılar mevcuttur eski kurulum yerlerine ören de denilmektedir. Bugünkü yerine M.S, 1300 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır.
Dağın eteğinde yerleşmesinin nedeni hayvancılıkla uğraşmalarından ileri gelmektedir. Yerleşim yerinin otlak alanları geniş suyu bol olan bir yöredir. Kasabamızın yerleşim yerinin o zamanlar her yönüyle çayırlık ve ormanlık olduğu söylenir.

Çevresinin gür ormanlarla kaplı oluşu ve kaynak suyunun çıkarmış olduğu gürültü (ses) nedeni ile CİVARI GÜRLEK adını almıştır.

Güzelim ormanlar o zamanda yaşayan insanlar tarafından odun, bina yapımı, yangın,çevrenin düğün odunu, yakacak olarak kullanılmış ve yok edilmiştir. Köylüler odunu ve çevre köylere ve Gediz'e ücretsiz olarak dağıtmışlardır.

Bakanlar Kurulunun Karan ile "CİVARI" kaldırarak GÜRLEK KÖYÜ olmuştur. Köyün kesin kuruluş tarihi bilinmekle beraber 7 ile 8 asırlık bir köy olduğu tahmin edilmektedir.

Köyümüz nüfus artışı yönünden ilerleme kayıt etmiş, diğer yönlerde ilerleme kayıt edememiştir.

04-Haziran-1972 tarihinde köyümüz Gürlek Belediyesi olmuştur. 06/05/1974 tarihinde elektrik gelmiştir. 29/04/1975 tarihinde belediye binası hizmete açılmıştır. 06/07/1976 da köyün terkos içme suyu hizmete açılmıştır. Devlet su işleri yardımı ile köyün üzerinde, köyü selden korumak için bir su kanalı yapılmıştır. Kurtuluş Savaşı yıllarında köy çeteler tarafından yakılmış 100-150 haneden 6 hane kurtulmuştur. Yunanlılar Abide'de karargah kurunca köylüler korkularından dağa kaçmış, çeteler köyde insan bulamayınca ve yanlış bilgiler aldıklarından kızgınlıkla köyü ataşe verip yakmışlardır. Köyün başlıca geçim kaynaklan işçilik, hayvancılık, sebzecilik ve çiftçiliktir.Almanya’da çalışan 200 ‘e yakın işçimiz vardır.
Kasaba halkı Cumhuriyetten önce eski Türkçe ile mahalle mekteplerinde öğrenim görüyorlardı. Cumhuriyetten sonra ilk resmi eğitim 1926 yılında köylünün kendi yaptığı eski okulda başlamıştır.
Günün şartlarına göre 3. sınıfa kadar eğitim ve öğretim yapılıyordu. Bu durum 1939-1940 yılında beş yıllık eğitime geçilmesiyle son buldu.


İlk mezunları 1941-1942 yılında 5 erkek öğrenci olarak vermiştir.
1946-1947 öğretim yılında B tipi, köylünün kendi yaptığı yeni binada eğitim ve öğretime başlandı. 323 B tipi okul eskidiğinden yıkılarak Devlet ve Belediye işbirliği ile 1975-1976 öğretim yılında bugünkü okulumuz yapıldı. Aynı öğretim yılında hizmete açıldı. Köyümüze ilk ortaokul 1969-1970 öğretim yılında 1989 yılında İlkokul ile ortaokul birleşerek ilköğretim okul oldu 1994 yılında taşımalı ilköğretim oldu sırasıyla Pınarbaşı çeltikçi Yelki köyleri beldemize taşındı öğrenci yetersizliği nedeniyle 2009 yılında Eğitim Öğretime kapanmış olup çevremiz köyleri ile birlikte Gediz’e Mehmetçik ilköğretim okuluna taşınmaktadır. Bugüne kadar ilkokuldan 1075 öğrenci mezun olmuştur. Okulumuz on derslik 2 idare odalı olup iki katlıdır kaloriferlidir. 4 prefabrik kullanılamaz halde öğretmen lojmanı mevcuttur.

B- KASABANIN COĞRAFİ DURUMU

1-Tabii Çevre:

Gürlek kasabası Ege Bölgesi, Kütahya ilinde, Şaphane dağlarının arasında yüksek bir yerde 1085 rakımlı yerde kurulmuştur. Kasaba Kütahya'nın ilçesi Gediz'e bağlı olup, Gediz'e uzaklığı 9 km, Kütahya'ya ise 105 km.dir. Kasaba oldukça sulaktır. Kasabanın sulak olmasından dolayı tarıma son derece elverişlidir. Kasabaya 1 km uzaklıkta olan Pınarbaşı köyünden çıkan suyun yarısı çeltikci köyü ile birlikte kullanılmak üzere kasabaya akmakta bu su kasabalılar tarafından tarlaların sulanmasında kullanılmaktadır. Gürlek Kasabası oldukça yeşillik ve ağaçlık bir yapıya sahiptir. Fakat bir orman köyü niteliği taşımamaktadır. Arazinin büyük bir kısmı ağaçlık ve ormanlıktır. Kasabadaki ağaçlar;palamut, meşe, pıynar ardıç, Kiraz, elma, armut, vişne, ceviz ve bademdir.

2-İklim:

Kasaba yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Karasal iklime sahiptir. Temmuz ayında sıcaklık ortalaması 26 derecedir. Ocak ayında ise -11 dereceye kadar iner. Kasabanın kuruluş yeri dağların eteklerinde ve yüksekte olduğundan dolayı yazlan hafif rüzgar esmektedir. Gediz'e göre daha yüksekte olduğu için Gediz ilçesinin sıcaklık ortalamasından 2-3 dereceden daha düşük sıcaklığa sahiptir. Kasabanın havası serin olduğu için kasaba halkının bir kısmı burayı bir yayla olarak değerlendirmekte yazın kasabada kışın ise başka Gediz,İzmir,Kütahya,..gibi şehirde oturmaktadır.

3- Haberleşme ve Ulaşım:

Yerleşim yerinde üç tanesi belediyeye ait olmak üzere 4 otobüs, bir dolmuş mevcuttur. Bu otobüsler ve dolmuş sayesinde sık sık Gediz'e gidip gelmektedir. Her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilmektedirler. Kasaba ile ilçe arasındaki ulaşım, ticari vasıtaların yanı sıra, şahsi araçlarla da yapılmaktadır. Kargo faaliyeti ise traktör ve şehirden kiralanan kamyonlarla yapılabildiği gibi, kasabanın sahip olduğu kamyon, traktör ve belediyeye ait olan kamyonlar ve traktörle de yapılabilmektedir.

Kasabada P.T.T. şubesi olmayıp, bir adet otomatik telefon santrali bulunmaktadır. Bu santralden Pınarbaşı, Yelki ve Çeltikçi köyleri de yararlanmaktadır. Kasabada hemen hemen her evde telefon bulunur.

C- KASABANIN MADDİ ŞARTLARI

1- Kasabanın Sınırları:

Kasaba, Kütahya ilinin, Gediz ilçesine bağlıdır. Kasabanın doğusunda Pınarbaşı köyü, batısında Üçbaş köyü, kuzeyinde ise Şaphane Dağlan bulunmaktadır. 2- Toprak:
Gürlek kasabasının toprak miktarı 90.000 dönümdür. Tarım ve Kredi Kooperatifinden aldığımız bilgiye göre bu toprak miktarının 15.000 dönümü sulu, 20.000 dönümü tarıma elverişli, , 12.000 meşelik, geriye kalanı ise meradır. Tarım Kredi Kooperatifinden aldığımız bilgiye göre kasabanın genel olarak topraklarıdır.

5- Enerji Kaynakları:

a- Su ve Elektrik Şebekesi:

Kasabada hemen hemen her evde su ve elektrik bulunmaktadır. Mahalle aralarında ise sürekli akan büyük çeşmeler vardır. Bu çeşmelerden hayvanlar da su içer. Çeşmenin Önüne hayvanların rahatlıkla su içebileceği ince uzun bir havuz yapılmıştır. Çeşmeden akan su bu havuza boşalır, havuz böyle her zaman dolu kalır. Bu tür çeşmelere tarlalarda da rastlanmaktadır. Kasabanın su ihtiyacını karşılamak, evlere su depolamak için kasabanın çeşitli yerlerinde 4 tane su deposu yapılmıştır depolara su pompa ile ulaştırılmaktadır.

b- Yakacaklar, Isınma Kaynakları:

Kasaba halkı yakacak olarak odun ve kömür kullanmaktadır. Kasabalı yazdan odununu ve kömürünü hazırlar. Kömürün teminine belediye yardımcı olurken, odun ihtiyacı ise dağdan kesilen ağaçlardan ve çevre köylerden karşılanır.

Kasabada merkez camiî ve belediye binasında kalorifer kullanılmaktadır. Evlerde yeni yeni kalorifer kurulmaktadır 4 ev. Yakacak olarak başka bir şey kullanılmaz.

D- TOPLUMSAL HİZMETLER

1-Sağlık:

Kasabada bir tane sağlık ocağı vardır. Sağlık ocağında bulunan bir doktor, ve bir ebe kasaba halkının sağlık sorunlarına yardımcı olmaktadır. Ciddi olmayan I rahatsızlıklar sağlık ocağında tedavi edilirken, ciddi rahatsızlığı bulanan hastalar ilçeye yada çevre illere sevk edilmektedir.

2- Camii: Kasabada iki tane cami vardır. Bu camilerden biri Çimentepe mahallesinde diğeri ise Gürsu mahallesindedir. Çimentepe mahallesindeki cami daha önce ibadete kapalı iken 1976 yılında yeniden ibadete açılmıştır. Bu camiye sonradan bir tane de minare yapılmıştır. Gürsu mahallesindeki merkez cami ise 1985 yılında yıkılan eski caminin yerine yapılmış bu caminin yapımında bütün kasaba halkı büyük bir özveriyle çalışmıştır. Bu caminin de iki tane minaresi bulunmaktadır.

3- Kur'an Kursu: Kasabada 1986-1997 yılları arasında Kur'an Kursu binasında sürekli dini eğitim iş sonra bu kursu kapatılmıştır. O dönemde Kur'an Kursuna erkek ve kız öğrenciler devam etmiştir ve bunların hepsinin Kur'an okumayı bildikleri bilinmektedir. Yazları ise camilerde cami imamları tarafından çocuklara Kur'an eğitimi verilmektedir.

4-Değirmen: Kasabada elektrikle çalışan iki değirmen bulunmaktadır. Kasaba halkı bulgurunu buradan temin etmektedir. Un ihtiyacını ise çevredeki büyük değirmenlerden karşılamaktadır.

5- Bakkal: Kasabada 2 tane bakkal dükkanı bulunmaktadır. Kasaba halkı ihtiyacını bu dükkanlardan karşılamakla beraber burada bulamadıkları eşyaları ilçeden temin etmektedirler.

6- Fırın: Kasabada 5 tane köy fırını bulunmaktadır. Bu fırınlarda yöreye özgü köy ekmeği yapılmaktadır. Köylü yaptığı ekmeğin karşılığı olarak fırın sahibine bir tane ekmek vermektedir. Kasabada ekmek yapmayan ailelerin ekmek ihtiyacını bakkaldan veya şehirden : karşıladığı görülmektedir.

7- Kahvehane: Kasabada 2 tane kahvehane bulunmaktadır. Kahvehanelere genellikle gençlerin gittiği görülmekle beraber camiden çıkan yaşlıların da geldiği görülmektedir. Kahvehanelerde Ramazan ayı dışında her zaman oyun oynanmaktadır.

II. KISIM: KASABANIN HAYAT TARZI, EKONOMIK VE DEMOGRAFİK YAPISI

A- HAYAT TARZI

1- Giyim-Kuşam

a) Kadın Giysileri:

Kadınlar iş yaparken ve çalışırken etek ve nadiren şalvar giyerler. Giydikleri etek ve şalvarlar özellikle basmalardan dikilir. Bu dikim işlerini kadınlar kendileri yaparlar. Kadınlar mutfak işlerinde ise "peşkir" olarak bilinen iki yanı cepli önlük kullanılır. Etek ve şalvarın üstüne ise, hazır alınmış bluz, gömlek yada kendi ördükleri kazakları giyerler, ayaklarında ise; yazın çok sıcak olduğu zamanlarda naylon ayakkabı olur. Diğer zamanlarda sürekli ayakkabı giyerler. Kasabanın iklimi karasal olduğundan dolayı yazın Haziran ayına kadar çorap giyilir. Tarla ve bağa çalışmaya giderlerken genellikle çizme giyildiği görülmektedir. Kışın kalın çorap giymek şarttır. Hatta elde örülmüş yünden çoraplarda giyilmektedir.

Başta "yazma" denilen boncuklu ve oyalı tülbentler olur. Kızlar yazma bağlamazlar. Eşarp denilen oyasız ve boncuksuz sade başörtüsü takarlar. Şehre giderken kadınlarda yazma yerine hazır alınmış eşarp takarlar.

Şehre giderken kadınlar, gençler çocuklar çoğunlukla günümüze uygun bir şekilde giyinir. Başa hazır ipek veya şifon eşarplar bağlanır, etek ve üzerine bluz giyilir, kışın ise kaban yada manto bu giysileri tamamlar. Lükse fazla düşkün olan kadınlarımız, güzel giyinmeye de meraklıdırlar. Özellikle genç kızlar modayı takip etmeye çalışırken, tasarruflarının bir kısmını bu yönde harcadıkları gibi, diğer yaz kadınlara da örnek teşkil ederler.

Düğünlerde kadınlar diğer günlere nazaran giyimlerine daha çok dikkat ederler, daha temiz ve yeni giysiler giyerler. Yaşlılar buna pek dikkat etmezler. Kadınlarımız giysilerinin pek azını kendileri dikerler. Gezmelik kıyafet dediğimiz özel günlerde giysilerin tamamı şehirden alınmaktadır.

b) Erkek Giysileri: Kasabada erkeklerin hepsi pantolon giyer. Pantolonun üstüne mevsime göre kazak, gömlek, tişört ve süeter giyerler. Bunun yanında yaz mevsiminde gençlerin eşofman giydiği de görülmektedir. 45-50 yaşın üstündekiler hafif siperli ve örme şapka giyerler eskiden şehre giderken fötr şapka, köyde ise siperli şapkalar takılmış ise birkaç kişi hariç fötr şapka hiç takılmıyor.

Giyim-Kuşamın kaliteli ve iyi olması ekonomik durumla paralel göstermektedir. Çünkü biz toplum olarak lükse fazla önem vermekteyiz. Giyim-kuşamın, yeme-içmenin kendi zenginlik ve servetinin bir göstergesi olduğu düşünülür ve ona göre hareket edilir.

c) Çocuk Giysileri: Çocuklar önceleri annelerinin diktiği giysileri giyerlerdi. Ancak günümüzde buna çok nadir rastlıyoruz. Çocuk giysileri özellikle iç çamaşırları çarşıdan satın alınmaktadır. Çocuklar kışın annelerinin örmüş olduğu kazak ve hırkaları giymektedirler. Yazın ise pantolon üstüne de tişört giyerler.

2- Meskenlerin İç Düzeyi ve Kullanım Özellikleri Meskenler oturma odası, yatak odası ,mutfak, banyo ve tuvaletten oluşmaktadır. Oturma odasın dan ayrı olarak bir misafir odası bulunmaz. Eski evlerin tamamında oturma ve yatak odasında gömme dolap bulunur. Yatak, yorgan ve yastıklar bu gömme dolapların içine konulur ve dağınıklık giderilmiş olur. Eski evlerin tamamında ayrı bir banyo yoktur. Banyo odaların içinde gömme olarak yapılmıştır ve hemen hemen her odada banyo vardır. Oturma odası hem oturmak, hem de yatmak için kullanılır.

3- Beslenme Kültürü:

a) Mutfak Donanımı ve Mutfak araçları:

Kasabalı yeniliklere açık olduğu için yanı çıkan tüm araçları almayı özen gösteriyor. Her evde buzdolabı, ocak, piknik tüpü raf, kazan, leğen bulunmaktadır. Bunun altında tabak, tencere ,

g) Tefecilik ve Borçlanma

Kasabamızda tefeciliğe rastlamamakla birlikte ürün iyi olmadığı zaman küçük mal sahipleri, yine kasabalıdan borç alırlar. Bu borçlanma ürün ve döviz şeklinde olmaktadır. Bu borçlar ürün satıldıktan sonra geri ödenir.

5- Gelir ve Giderler

Daha önceden belirttiğimiz gibi, kasabanın başlıca gelir kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Bunun yanında devlet dairelerinde belediyede ve özel sektörde çalışarak gelir sahibi olanlar oldukça fazladır. İyi ürün verdiği taktirde, nohut buğday, fasulyede önemli bir gelir kaynağı olmaktadır. Giderlerde mutfak ihtiyacı, beyaz eşya, temel gıdalar çiftçinin sulama, gübreleme ilaçlama ve ekim dikim giderleridir.

C-DEMOGRAFİK YAPI

1-Nüfus Toplamı ve Artış Oranı

Kasabanın gerçek nüfusu 6000'in üzerindedir fakat 1990 nüfus sayımına göre 2150 kişidir. Ancak nüfusun büyük bir çoğunluğu şehirde bir kısmı da Almanya'dadır. Nüfus artış oranı şu an %5'den azdır. 1940-1970 yılları arasında nüfus artış oranı çok yüksekmiş, fakat şimdi geçimin zorlaşması ve aile plânlaması gibi nedenlerden dolayı artan nüfus oranı azalmıştır.

2- Cinsiyet Oranı

Kasaba nüfusunun %41 'ini erkekler %51 'ini kadınlar oluşturmaktadır.

3- Doğurganlık:

Doğura bilen kadın sayısı 312'dir. Yaş ortalaması isel5-50'dir.

5- Ölüm Oranları

Gürlek kasabasında doğu oranlan ile ölüm oranları aynı olmakta, nüfusu dengede tutmaktadır. Son yıllarda çocuk ölümlerinin oranlan azalmıştır. 6- Göç Oranları

Kasabamız özellikle son yıllarda göç vermektedir. 1970'lerde yurt dışına başlayan göç ileri ki yıllarda başka şehirle göç olarak devam etmiştir. Bundan dolayı kasabadaki genç nüfusun yaşlı nüfusa göre daha azdır. Bu göçün başlıca nedenleri şüphesiz kasabada iş sahasının olmamasıdır. Kasabada lise olmadığı için köylüler çocuklarının okuması için kışın şehirde yazın köyde oturmaktadır. Tabi ki bu durum maddi durumları iyi olanlar için geçerlidir.

D- SAĞLIK

Kasabamızda tam kapasiteye sahip olmayan bir tane sağlık ocağı bulunmaktadır. Yılında hizmete giren sağlık ocağı bir uzman doktor bir tane ebe ve hemşire bulunmaktadır. Ciddi olmayan rahatsızlıklara sağlık ocağında müdahale edilirken ciddi rahatsızlığı olanlar çevre illere sevk edilmektedir. Bu bakımdan kasabadaki sağlık ocağı yetersiz kalmaktadır. Kasabadaki ne büyük sağlık problemlerinden biride sağlık ocağına ait bir ambulansın olmayışıdır. Bundan dolayı acil olaylara yerinde müdahale edilmemektedir. Sağlık ocağı hizmet olarak 0-6 yaş grubu çocukların gelişimini takip etmektedir. Aile planlaması hakkında bilgi verir, aşıları takip eder, uygular, hamile kadınları kontrol eder. Kasaba halkı sağlık ocağının açılmasıyla rahata kavuşmuş ve halk sağlık konusunda daha da bilinçlenmiştir. Özellikle yeni yetişen nesil, aile planlanması konusuna daha farklı bir gözle bakmaktadır. Eski neslin sahip olduğu gibi 4-5 çocuğu kabul etmemekte 1-2 çocuk üzerinde karar kılmaktadır. Diğer köyler sağlık ocağının bu hizmetinden ulaşım ve zaman faktörü nedeniyle yeterince faydalanmamaktadır.

1- Çevre Şartları

a) Evlerin sıhhi şartları: ( banyo, tuvalet, mutfak )

Evlerin sıhhi şartları 15-20 yıl öncesine kadar pek muntazam değilmiş. Ama bugün daha modern evlerin yapılması, bazı evlerde güneş enerjisinin bulunması, tuvaletin evin içinde olması, mutfağa tezgâh kurulması, suyun banyo tuvalet ve mutfağa girmiş olması temizlik açısından çok büyük faydalar sağlamıştır. Güneş enerjisi sayesinde, her an sıcak su hazır bulunmakta, kadınlar daha az emekle daha fazla ve çabuk iş görebilmektedir. Kasabada hemen hemen her evde çamaşır makinesi bulunmaktadır. Yine her evde banyo, kazanı veya şofben mevcuttur buda hem çamaşır hem de vücut temizliğini kolaylaştırmaktadır. Daha önceleri evlerde tuvalet balkonun bir köşesinde bulunuyordu. Genellikle geniş güzel bir şekilde yapılan tuvalet ne kadar temizlenirse temizlensin, tam sağlıklı bir durum yaratmıyordu. Ayrıca tuvalete kova içinde konulan su tuvaletin temizliğine yetmiyordu. Şimdi ne kanalizasyon sistemi sayesinde tuvaletler evin içindedir ve hepsinde su şebekesi mevcuttur.

Eskiden mutfak içinde yukarıda belirttiğimiz yanıyordu. Önceleri yaz aylarında bulaşıklar evin balkonunda yıkanır, pis bulaşık suları da açıktan bahçeye ve sokaklara akmakta buda bahçe ve sokakları sinek ve mikrop yuvası haline getiriyordu. Aynı zamanda yıkanan tabak ve tencereler, kaşıklar duvara çakılı raflara diziliyor ve üstlerine her türlü toz, pislik yapışabiliyordu. Kışın ise bulaşıklar mutfakta leğenler içinde yıkanıp aynı şekilde raflara diziliyordu. Bugün ise mutfaklarda bulunan lavabo, tezgahı ve kapalı dolaplar hem bu problemleri ortadan kaldırmanın, hem de sağlık ve temizlik açısından müspet bir yaklaşımdır. Önceden çamaşır yıkama işi , hem zahmetli aynı zamanda da sağlıksızmış. Çamaşır kasabanın altında geçen kanalda ve çamaşırlıklarda yıkanırmış. Kanalda alman su kaynatılarak çamaşır yıkanmaktaymış. Fakat günümüzde hemen hemen her evde çamaşır makinesi vardır. Çamaşır makinelerinde daha zahmetsiz yıkanmaktadır. Eskiden kullanılan kanallar ve çamaşırhane ise tarihe karışmıştır.

b- Suyun Kaynağı Temizliği ve Yeterliliği:

Kasabanın yer altı su kaynağının yeteri derecede zengin olması dolayısıyla kasabada su sıkıntısı çekilmemektedir. Kasabada her evde su şebekesi mevcuttur. Bunun yanı sıra mahalle aralarında da çeşmeler vardır. Çok nadirde olsa, su kesildiği zaman halk mahalle arasındaki "eski pınar" ve su deposunun altında bulunan "Taslak" çeşmelerinden suyunu temin etmektedir.

Kasabada 4 adet su deposu bulunmakta kasabanın suyu bu depolar vasıtasıyla dağıtılmaktadır. Kasabalının tarla sulamak için kullandığı su ise Pınarbaşı köyünden kasabamıza akmaktadır.

Kasabamızda tarla aralarında çeşmeler yapılmıştır. Tarlada çalışan köylü su ihtiyacını

4- Evlilik a-Evlilik Tipleri:

Gürlek kasabasında tek eşle evlilik yani "monogami" hakimdir. Eskiden beri tek eşle evlilik görülmektedir. Erkeğin ikinci bir kadınla evlenebilmesi için ilk eşini boşaması gerekir. Kasabamızda çok eşlilik yani poligami görülmekle beraber, aynı zamanda böyle bir durum hoş karşılanmaktadır.

b- Eş Seçiminde Geçerli Olan Tutumlar ve Gelenekler:

Kasabada eskiden görücü usulü evlilik hakimmiş. Günümüzde ise bu yerini severek evliliğe bırakmıştır. Önceleri erkeğin ailesi hangi kızı beğenip istemişse erkek o kızla evleniyormuş. Kızla-erkek ancak nişanlılık döneminde birbirini tanıyabiliyorlarmış. Bugün ise kızla erkek belli bir flört dönemi yaşamakta daha sonra evlilik yoluna gitmektedirler. Eş seçilirken kızın ve ailesinin durumu göz önüne alınmaktadır. Aynı durum erkek içinde geçerlidir. Eğer aile onay verirse evlilik gerçekleşir. Kasabamızda akraba evliliğine çok rastlanmaktadır. Kuşkusuz akraba evliliğinin avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Akraba evliliği genelde kasabadaki akrabayla yurt dışındaki aile arsında gerçekleşmektedir.

c- Evlenme Yaşı:

Evlenme yaşı genel olarak kızlarda 20, erkeklerde ise 24'tür. Eskiden erkeğin evlenebilmesi için askerliğini bitirmiş olmak şartı koşuluyormuş. Günümüzde ise buna pek dikkat edilmemekte, eli ekmek tutan her erkeğe kız verilmektedir.

Kasabada erkeğin evleneceği kızdan birkaç yaş büyük olması en sık rastlanan olaylardan biridir, ancak şimdi bu fark da gözetilmemektedir.

d- Kız Tespit Etme Şekli:

Eskiden görücü usulünün yaygın olduğu kasabamızda, bugün erkek ve kız birbirlerini tanıdıktan, gördükten sonra yuva kurmaktadır. Genellikle eş seçme şansına erkek sahiptir. Kız adına genelde ana-baba konuşur. Erkek beğendiği kızı bir yakını aracılığıyla yada kendisi ana-babasına bildirir. Erkeğin beğendiği yoksa oğlanın annesi ve birkaç yakını kız görmeye çıkarlar. Beğenilen kızın ailesi, ahlakı, karakteri ve kadınlıkla ilgili becerileri hakkında araştırmalar yapılır. Tanıyanlardan sorulur. Eğer kız beğenilirse, oğlanın babası birkaç erkeği yanına alarak kızı istemeye gider. Sohbet edilip, kahveler içildikten sonra "Allah'ın emriyle" kız istenir. Kızın babası genellikle olumlu cevap verir. Olumsuz cevap alınacağını sezenler ise kızı isteme teşebbüsünde bulunmaz. Buna genellikle "Dünürcülük" denir. Söz alındıktan birkaç gün sonra yakın akrabalar çağrılarak kız evinde söz yüzükleri takılır. Nişan ve evlilik tarihleri ayarlanır.

e- Başlık Parası:

Kasabamızda eskiden beri başlık parası yoktur. Ancak daha büyük masraflar yapılmaktadır. Kız tarafı ev, mobilya, beyaz eşya ve takı alınmasını şart koşuyor.

f- Çeyiz:

Çeyiz olarak önceden belirlinmiş bazı kurallar mevcuttur. Erkek ve kız tarafının alacağı eşyalar belirlenmiştir. Ancak bugün hem erkek hem kız çeyizlerini beraber hazırlamaktadır. kızlar yetişkinlik dönemlerinden itibaren ailelerinin de yardımıyla oya, dantel vs. gibi çeyizlerini hazırlarlar. Aileler anlaşarak alacakları şeyleri alırlar. Kasabamızda genelde mutfak ve yatak odası takımını kız almakta diğer eksikleri ise erkek tarafı tamamlamaktadır.

g-Nişan:

Söz yüzüğü takıldıktan kısa bir süre sonra nişan töreni yapılır. Nişanda kızın elbisesini takılarını gerekli ihtiyaçlarını erkek tarafı alırken erkeğin elbise ve takıları da kız tarafı almaktadır. Kasabamızın kendine özgü nişan töreni vardır. Nişan için okulun bahçesi veya ilçede düğün salonu tutulur. Eş dost geldikten sonra nişan töreni başlar. Önce nişanlanan kız ile erkek oynamaya başlar akrabalar ve dostlar onlara eşlik eder. Yatsı namazından çıkan cami cemaati geldikten sonra yüzük takma törenine geçilir. Kasabanın imamı yada belediye başkanı nişan yüzüklerini takar. Yüzükler takıldıktan sonra para takma törenine geçilir herkes çifte para takar. Bu merasimler bittikten sonra yine oynamaya başlanır.

Gelen misafirlere meyve suyu ve kola ikram edilir. Bu eğlence gecenin geç saatlere kadar. Devam eder. Nişandan sonra aileler arasında ilişkiler daha da artar. Nişanlık süresi fazla uzatılmaz. Nişanlılık ve söz süresinde araya dini bayramlar girerse kıza ve erkeğe karşılıklı olarak bayramlık alınır. Her bayramda eş dost toplanarak kız evine gelir kına yakarlar.

h- Nikah:

Kasabamızda resmi nikahın düğünden önce kıyıldığı görülürken dini nikahın ise sözlülük veya nişanlılık döneminde kıyıldığına şahit olmaktayız. Resmi nikah ilçede evlendirme dairesinde kıyılır. Dini nikahı ise kasabanın imamı kıyar.

i- Düğün:

Düğün tarihi iki tarafın anlaşmasıyla belirlenir. Düğünler Cumartesi akşam başlar Pazar akşamı biter. Kız evinde yüksek bir ağaca bayrak asılmasıyla düğünün başlayacağı ilan edilir. Cumartesi akşamı yine okulun bahçesinde veya düğün salonunda kına töreni başlar. Akraba ve dostlar kınaya katılır. Genellikle erkekler ve kadınlar. Genellikle erkekler ve kadınlar başka başka yerlerde eğlenir. Kadınlar kendi aralarında oynarlar. Erkeklerinde kendi aralarında oynadıkları görülmektedir.

Düğün günü erkek evinde yemekler hazırlanır ve bütün kasabalı yemeğe davet edilir. Düğünde arkadaşlık etmesi için damat ve gelin kendine arkadaş seçer. Damadın arkadaşına "sağdıç" gelinin arkadaşına ise "kız kardeş" denir. Sağdıç ve kız kardeş düğün boyunca düğün boyunca damat ve gelin yardımcı olur. Düğün sabahı Damat, gelin, sağdıç ve kız kardeş kuaföre giderek saçlarını yaptırır. Eğer kızın evi kasabada değilse öğleden sonra kasabadaysa ikindi namazından sonra damadın evinin önünde araba konvoyu toplanır. Düğün için belediye otobüsleri tahsis edilir. Çeyiz sandığı ve yastık bir traktörün kasasına konulur varsa davullarda bu traktöre biner. Eğer davulcu yoksa bir araca hoparlör takılarak hocalar tarafından düğün boyunca ilahiler söylenir. Konvoy erkek evinden çıkarak kızın evine gelir burada çeşitli deyişler atılarak gelin evden çıkarılır yine bu arada geline para takılır.

Düğün sahipleri tarafından para ve şeker atılır. Gelin arabaya binerken elma atar bu elmayı kapan düğün sonrası elmayı damada satar. Arabalara binildikten sonra hareket edilir. Bu arada damat ve sağdıç evlerin kapısında gelini bekler. Kasaba mezarlığından geçilirken gelin bir elma daha atar. Yine bu elmayı kapan damada satar.

Gelin damadın evinin kapısında indirilir. Gelinin önünde kurban kesilir. Yine para ve şeker saçılır. Deyişler atılır. Gelin içeri girdikten sonra damat ve sağdıç kasabanın imamı tarafından giydirilir. Kasabadaki damada mutluluk diledikten sonra sağdıç ve damat gezmeye çıkar. Sağdıç damada gerdek hakkında bilgi verir. Düğünde atılan elmalar damada satılır. Kasabanın kadınları gelini görmeye giderler. Akşam olunca gelin gerdek odasına alınır. Damat ise yatsı namazına gider. Namaz çıkışında cemaat damadı tekbir getirerek evine götürür. Damat yumruklanarak eve sokulur.

Damat eve sokulduktan sonra gerdek odasına girerek gelini yüz görümlülüğü takar. İki rekat şükür namazı kılındıktan sonra gerdeğe girilir.

F- HUKUKİ VE İDARİ YAPI

1-Örfi Hukuk:

Toplumumuzda değişik örf-adet, gelenek ve törelere rastlamaktayız. Bu gelenek ve değerlere her yerde olduğu gibi Gürlek kasabasında da önem verilir ve toplumun değerlerine ters düşen davranış ve tavırlar gösterildiğinde çeşitli yaptırımlar uygulanır. Uygulanan bu yaptırımların ise gün geçtikçe gevşediğini görüyoruz. Bu gerek kız erkek arkadaşlığında gerekse başka davranışlarda olsun pek fark etmemektedir.

Bunun nedenlerini Kitle iletişim araçlarının günden güne artması en ücra köşelere en fakir ailelere uzanması, köy şehir ilişkilerinin artması eğitim düzeyinin eskiye nazaran yüksek olması dış ülkelerde çalışan işçilerin etkileri olarak sıralayabiliriz.

Toplumun değerlerine ters düşen davranışlara ve tavırlara yaptırım uygulandığından bahsetmiştik. Bu yaptırımlar uyarma, kınama, dışlama şeklinde kendini gösterir. Kılık kıyafet üzerine yaptırımlar farklı büyüklere saygısızlık sonunda uygulanan yaptırımlar farklıdır. Kasabada, orta yaşlı ve yaşlı kadınların başı açık olarak dolaşması hoş karşılanmaz. Genç kızların aşırı makyaj yapması da hoş karşılanmaz. Kızlardan ağır başla erkeklerden ise saygılı olması istenir. Bayramlarda küçükler büyüklerin yanına gidip el öperler, askere gidecek olanlarda kasabadaki evleri dolaşarak vedalaşırlar. yapılmamaktadır. Buna rağmen çocukları beraber sünnet olan ailelerin birbirleriyle ilişki kurmaktadır.

Kasaba kurulduğundan bu yana hiç kan davası görülmemiştir. Geçimsizlikler ise çeşitli anlaşmazlıklardan, sorunlardan kaynaklanmakta bu sorunlar giderildiği zaman geçimsizliklerde sona ermektedir. Ancak bunun tam tersi vakalarda yaşanır. Muhtar ve belediye başkanlığı seçimlerinde her zaman kasaba ikiye, üçe ayrılır. Seçimler bittikten sonrada ilişkiler düzelmez. Buda kasabalılar arasındaki ilişkilerin bozulmasına neden olur. Düğünlerinde sünnet törenlerinde bir taraf diğer tarafı davet etmez. Davet etse bile diğer taraf davete katılmaz.

Misafirlik olayında ise gözümüze çarpan en önemli unsur uzaktan gelen misafirlerin daha iyi ağırlandığıdır. Kasaba içinden gelenlere pek ilgi gösterilmemektedir. Kasabamız konukseverdir. Her fırsatta dışarıdan gelen misafirlere ilgi göstererek misafirperverliğini ortaya koymaktadır.

3- Kasabadaki Merasimler

a- Doğum adetleri

Kasabada özellikle yeni evlenen çiftlerin hemen çocuk sahibi olması istenir. Eğer düğünden birkaç yıl sonra hâlâ çocuk sahibi olmamışlarsa doktorlara gidilir. Gelin hamile kaldıktan sonra ona itina gösterilir. Hele ilk gelin ise el üstünde tutulur. Çocuk doğmadan hazırlıklar tamamlanır.

Doğum eskiden evlerde yaşlı kadınlar tarafından yaptırılıyormuş. Şimdi ise ilçedeki hastanede doğum yapılmaktadır. Akrabalar, komşular, dostlar çocuk doğduktan sonra çeşitli hediyeler alarak çocuğa görmeye gelirler. Yakın akrabalar genellikle altın alır, diğer hediyeler ise, çocuğa giysi, battaniye ve kundaklıktır.

Anne doğum yaptıktan sonra başına kırmızı bir eşarp bağlar. Bağlamadığı takdirde "albasması" olacağına inanılır. Doğumdan 40 gün sonra kırklama olur. Kırklamada evde ne var yoksa yıkanır.

Çocuk doğumundan hemen sonra çocuk tuzlanır, yıkanır, ve kundaklanır. Çocuğa nazar değememesi için üzerine muska veya nazar boncuğu takılır.

b- Çocukluk Çağı Törenleri İsim Koyma:

Çocuğa doğduktan birkaç gün sonra isim konulur. İsim aslında önceden belirlenmiştir. Doğan çocuk ailenin ilk çocuğuysa genellikle dedesinin veya ninesinin ismi konulur. İkinci, üçüncü çocuklarda ya sevilen bir insanın ismi yada sevilen bir isim konur. Çocuğa isim konurken dost ve akrabalar toplandığı gibi onlar olmadan da bu iş yapılabilmektedir. Baba çocuğunu kucağına alarak kulağına ismini fısıldar ayrıca çocuğun sağ kulağına bir tanık tarafından ezan okunur.

Yürümeye Başlama:

9. ayının hatta 7. ayını dolduran çocuk yürümeye başlar. Bu 10-15 ay arasında olabilir. Bebek 5 ve 6. aydan itibaren emekler ve sürünür. Bir yere tutarak ayağa kalkmaya çalışır. Bebeğin ayağa kalkması yürümeye başlaması ailesi tarafından büyük bir sevinçle karşılanır.

Yaş Günleri:

Kasabamızda genellikle yaş günleri kutlanmaz. Son günlerde yaş günü kutlamalarına şahit olmaktayız. Kitle iletişim araçlarının etkisi doğum günü kutlamalarının artmasında önemli bir faktör olarak kabul edilebilir. Yaş gününde yaş günü olan kişiye pasta alınır ve üzerine konan mumları söndürmesi istenir. Bunun yanında doğum günü olan kişiye çeşitli hediyeler alınır. Kasabamızda doğum günü kutlaması gençler arasında yaygındır.

Sünnet:

Çocuk 1-10 yaşları arasında sünnet ettirilir. Kasabamızda her sünnette tören düzenlenir. Çocukların sünneti ilçeden gelen sünnetçi tarafından yapılır. Kasabamızda sünnet olacak çocukla sünnet kıyafetleriyle sünnetten birkaç gün önce dolaşmaya başlar. Sünnet gününde yemekler hazırlanır. Mevlit okutulur. Bütün kasabalı yemeğe davet edilir. Sünnetten bir gün önce ise sünnet kınası yapılır. Kınada genç kızlar sünnet olacak çocuklar ve bu çocukların yakınları oynar. Sünnet genelde öğle namazından sonra yapılır.

' Camiden çıkan cemaat sünnet evinde toplanır. Çocuklar bir arabaya bindirilir. Diğer arabalarda konvoy oluşturur. Arabaların birinde bulunan hocalar tarafından ilahiler okunur çocuklara para takılır.

Sünnet törenlerinde kasabamıza özgü bir gelenek vardır. Efe adı verilen iki kişi deyiş atarak kılıç kalkanla çeşitli gösteriler yaparlar ve konvoyun en önünde ilerler. Önceleri sünnette „ Çocuklar ata bindirilirmiş. Çocuklar kasaba etrafında dolaştırıldıktan sonra sünnet ettirilir. Sünnet olayı kasabamızda erkekliğe atılan ilk adım olarak görülür.

Yoksul ailelerde çocukların zengin ailelerin çocuklarıyla birlikte sünnet ettirmektedir. Bu da kasabada görülen yardımlaşma şekillerinden biridir. c- Gençlik ve Ergenlik Çağı Törenleri:

Askere Gitme Gelme Töreni:

Gençler askere gitmeden bir ay önce kendi aralarında eğlenmeye başlarlar. Gençler her gün askere gidecek arkadaşının evinde toplanır. Yemekler yenir, eğlenceler yapılır. Diğer evler gezilerek para toplanır toplanan bu paralar eğlencelerde harcanır. Eğlenceler sırasında bir genç tarafından davul çalınır. Askere gitme günü geldiğinde gençler hocaya giderek dua ettirilir. Her ev dolaşılarak vedalaşılır. Gittikleri her ev gençlerin cebine uğur parası koyar. Kasabadan uğurlanırken arkalarından dua edilir. Davul çalınır. Yakın dost ve akrabalar gençleri gereği kadar ağırlarlar. Askere giden gençler ise askerden ailesine ve akrabalarına fotoğraflar gönderir, gönderilen bu fotoğraflar evin baş köşesine asılır.

4- Dini Bayramlar:

a- Ramazan Bayramı:

Bu bayrama şeker bayramı da denir. 30 günlük oruçtan sonra üç gün bayram yapılır. Bayramın ilk günü kılınan bayram namazından sonra camiden çıkan cemaat birbirleriyle bayramlaşır. Temiz bayramlıklar giyilerek akraba ve komşular ziyaret edilir elleri öpülür. Büyüklerde ellerini öpenlere para verir şeker ve kolonya ikram eder. Bayramdan birkaç gün önce fırınlarda bayram boyunca yetecek çörek yapılır. Bayramın ilk günü ziyaretler ve kabir ziyaretiyle geçer. İkinci gün ise herkes 100. yıl Atatürk mesire yanında halk ağzıyla bayram yerinde toplanır. Köyün halkları tarafından tezgahlar kurulur. Buralarda tost, dondurma, gazoz ve çerez satılır. Kasabalı 2-3 gününü burada gezerek ve oturarak geçirir.

b- Kurban Bayramı:

Bayramdan birkaç hafta önce kurbanlıklar alınır ve evde beslenmeye başlanır. Bayramdan birkaç gün önce fırınlarda haşhaşlı veya susamlı çörek yapılır. Arife günü, ikindi namazından sonra kasabanın erkekleri mezarlığa giderek orada toplanır. Kasabanın imamları tarafında|i yasin, fatiha ve çeşitli dualar okunur. Kabirler ziyaret edilir? Kurban bayramının birinci günü bayram namazından sonra camiden çıkan cemaat birbirleriyle bayramlaşır. Bu bayramlaşma aile fertler ve akrabalar arasında devam eder. Bayram namazı çıkışı kurban kesmeyi bilenler gezerek kasabalının kurbanını keser. Kesilen kurbanın bir kısmı yoksullara ve komşulara dağıtılır. Kalan kısmıyla ise yemekler yapılır. Gelen misafirlere ikram edilir. Ramazan bayramında olduğu gibi yine halk bayram yerinde toplanır. Gezer eğlenir. Bu eğlenceler bayramın 2. günü başlar son güne kadar devam eder. Ramazan Bayramında olduğu gibi Kurban Bayramında da bütün kasabalı kasabaya gelmeye bayramını kasabada ailesi ve akrabalarıyla geçirmeye özen gösterir. Bayramlara bu yönüyle ve dargınları barıştırmak için kasabalı için bulunmaz bir fırsattır.

5- Resmi Bayramlar:

Bu bayramlar sadece ilköğretim okulu tarafından kutlanmaktadır. Cumhuriyet Bayramında bütün ticarethaneler ve resmi kurumlar bayrak asar. İlköğretim okulu öğrencileri ve öğretmenleri bando eşliğinde belediye binasına giderler. Tören belediye binasının önünde yapılır. Kasabalı toplanır. Şiirler okunur, konuşmalar yapılır. Tören bittikten sonra herkes evine gider. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ise İlköğretim Okulunun bahçesinde kutlanır. Bütün kasabalı okulun bahçesinde toplanır. Konuşma ve şiirler bittikten sonra yoğurt yarışı, yumurta yarışı, teneke yarışı, çuval yarışı gibi çeşitli yarışlar yapılır. Birinci gelen öğrencilere belediye başkanı tarafından çeşitli hediyeler verilir. Yarışmalar bittikten sonra yöresel halk oyunları oynanır. Halk oyunları yöresel kıyafetlerle oynanır. Tören sonunda yine öğrencilere çeşitli hediyeler dağıtılır idi. 19 Mayıs Gençlik ve spor bayramı yine ilköğretim okulunun bahçesinde kutlanır. Belediye başkanı ve okul müdürü tarafından konuşmalar yapılır. Öğrenciler şiirler okur. Çeşitli yarışmalar yapılır. Halk oyunları oynanır. Öğrencilere sorumlu öğretmen tarafından spor hareketleri yaptırılır. Tören sonunda yine öğrencilere çeşitli hediyeler dağıtılır idi. 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bayramında ve Cumhuriyet Bayramında ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında öğrenciler ve öğretmenler bando eşliğinde ellerinde çeşitli pankartlarla kasaba etrafında dolanırlar idi.

6- Ölüm Adetleri:

Ölenin yakınlarının ağlamaya başlamasıyla ölüm hadisesi duyulur. Yakın komşular ve akrabalar tarafından uzakta bulunan akrabalara ve kasabalıya duyurulur. Eğer ölen şahsın yurtdışında veya uzakta akrabaları varsa cenaze birkaç gün bekletilir. Ölüm döşeğinde olan hastanın başucunda Karan-ı Kerim okunur. Su verilir. Hasta öldükten sonra gözleri açık kalmışsa kapatılır, üstü örtülür, çenesi bağlanır. Çene bağlama olayına halk arasında "çene çekme" denir. Kasabalı ölüm haberini duyar duymaz ölü evine gelir. Cenazenin yakınlarına yardım ve teselli etmeye çalışılır. Cenaze yakınları geldikten sonra ölü yıkanır, camide salâsı verilir. Bir kişi mezar için ardıç kesmeye gider. Cenaze erkek ise yıkama işini hoca yapar. Eğer cenaze kadın ise yaşlı bir kadın cenazeyi yıkar. Yıkama işi bittikten sonra ölü kefenin içine konulur. Cenaze tabuda konduktan sonra camiye götürülür. Tabutun üstüne cenaze kadınsa yazması, seccade, erkek ise şapkası veya halı atılır. Cenaze namazı kılındıktan sonra ölü defnedilir. Cenaze gömüldükten sonra yakın akrabaları mezarın yanında sıraya geçer kasabalı yakınlarına baş sağlığı diler. Cenaze evine birkaç gün boyunca baş sağlığına gidilir. Bir süre sonra ölen kimse için mevlit okutulur. 4O.günü ve 52.günü helva yapılarak ekmek arasında kasabalıya dağıtılır. Ölen kimsenin yakınları tarafından yoksul ve öğrencilere devir denen bir para dağıtılır. Kasabadaki düğünler ileri bir tarihe ertelenir veya yapılan düğünlerde davul, zurna olmaz, yakın komşular televizyon, teyp açmazlar. Düğün yapacaklar cenaze sahiplerinden müsaade isterler. Eskiden kasabamızda "eren" denen bir adet vardı. Bu adete göre cenaze çıkan evde cenazenin yakınları tarafından helva basılır, çeşitli yemekler yapılır cenaze defnedildikten bir gün sonra kasabalı akşam yemeğine davet edilirdi. Cenaze yakınlarının üzüntüsünden ve eren çok zahmetli olmasından dolayı bu adet şimdi yapılmamaktadır. Günümüzde kasabalı cenaze çıkan eve yemek götürmektedir.

7- Mevlit Okutma:

Kasabamızda bazı düğünlerde, sünnetlerde, ölüm olaylarında, ramazan ayında özellikle Cuma günleri mevlit okutulur. Bütün kasaba halkı Mevlide katılmaya çağırılır. Mevlit yemekli olduğu gibi şerbetli veya şekerlide olabilmektedir. Kasabada özellikle Ramazan ayında mevlit okutulur, lokum dağıtılır.

C- KASABALININ KÜLTÜREL YAPISINA AİT BAZI ÖZELLİKLER

1-Batıl İnançlar:

Evin önünde köpek uluması evden birinin öleceği olarak değerlendirilir. Ateş üstünden atlamanın erkek çocuklara zarar vereceğine inanılır. Eğer yatan birinin üzerinde geçilirse onun cüce kalacağı söylenir. Kedi öldürmek uğursuz olarak nitelendirilirken kedi öldüren birinin 7 kez hacca gitmesi gerektiği söylenir.

a-Nazar, Cin Şeytan, Büyü ve Falcılık

Kasabalı falcılık dışında bunların hepsine inanır. Özellikle nazar ve büyü inancı halk arasında oldukça yaygındır. Bunlarla ilgili rivayetler anlatılır, çocuklar için masallar uydurulur. Birbirini seven iki çiftin kavgası sonunda büyü yapıldı. Sağlıklı bir çocuğun ölmesi halinde ise nazar değdi de öldü denilir. Kasaba iki kişinin veya karı-kocanın arasını açmak yahut da genç bir kızı kandırmak için çokça büyü yapıldığı görülmektedir.

b-Muska, Adak, Kurşun Döktürme

Muskaya kasabada hemen hemen herkes inanır. İki kişinin karı-kocanın arasını bozmak, arasını düzeltmek için, kişinin kötü alışkanlıklarını bırakması için, hastalıkların iyileşmesi için muska yaptırılır. Adak ise bir dilek yerine geldiği zaman dağıtılır. Bu şeker dağıtma ve hayvan kesme şeklinde gerçekleşir. Kasabada kurşun döktürme olayına ise rastlamamaktadır.

2-Ata Sözleri:

El öpmeyle dudak aşınmaz.

Eski dost düşman olmaz.

Bekara karı boşamak kolay gelir.

Her horoz kendi çöplüğünde öter Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

Damlaya damlaya göl olur.

Sakla samanı gelir zamanı.

Kurt kocayınca köpeğin maskarası olurmuş.

Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

Su altından saman yürütüyor.

Zenginin malı züğürdün çenesini yarar.

Olacakla öleceğe çare bulunmaz.

3-Deyimler:

Adı çıkacağına canı çıksın.

Ver yesin ört uyusun.

Su altından saman yürütür.

Hapı yuttu Naneyi yedi

4-Dualar

Allah ne muradın varsa versin

Allah tuttuğunu altın etsin

Allah sevdiğine kavuştursun

Allah zihnini açık etsin

Telli duvaklı gelin olsun

Allah ürünü bol etsin

Allah korusun

Allah yolunu açık etsin

Allah muvaffak etsin

5-Beddualar

Kör olasıca

Evin başına yıkıla

Allah belanı versin

Ocağı sönesice

Geberesin inşallah

Gittiğin yerlerden dönmeyesin

Ocağı batasıca

Gün yüzü görmeyesiye

Gidişin olsunda dönüşün olmasın

Kara topraklara giresin

Ettiğini bulasın

Allah sana da etsin

Sürüm sürüm sürünesin

Evlatların sana da yapsın

Bir avuç suya muhtaç olasın

6-Bilmeceler

Ben giderim o gider arkamdan tık tık eder. (Baston)

Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane. (Nar)

Altın rafa, bir kuru kafa, yemesi tatlı maymun suratlı. (Hindistan cevizi)

Çarşıdan alınmaz, mendile konulmaz, ondan tatlısı olmaz. (Uyku)

Dağda tak tak, Suda şıp şıp, bumu bıyıklı, arşın ayaklı (nacak, balta) (balık) (tavşan) (leylek)

Karşıdan baktım emir semir, yanına vardım kilitli demir. (Mezar)

7-Maniler

Düğünde, sünnette, ölümde, askere giderken, nişan yaparken söylenen maniler değişiklik göstermektedir.

Güreş yaparken söylenen maniler

Aşağıdan gelir tatar Tozu dumana atar Küçük pehlivan iyi tut Büyük pehlivan kamını yırtar.

8-Türküler

Elek elek içinde Kadiryem Elek kalbur içinde Kadiryem Şu Gürlek'in kızları Naylon gömlek içinde Kadiryem Kadiryime ben yandım Ak burçak kara burçak Babam dükkan açacak Evlenmeyin bekarlar Naylon kızlar çıkacak

9-Oyunlar

Çocuklar;

Üçgen, Saklambaç, Kesir, Kovalamaca, Top, İp atlama, Polis-Hırsız oyunları yanı sıra çeşitli oyuncaklarla oynarlar. Gençler ise futbol, kağıt, tavla, okey, dama oynarlar.

Kasabamızda çeşitli spor alanları olmadığı için gençler kahvehanelere ve kağıt oyunlarına mahkum edilmektedir.

10 - Yöreye Ait Ağız

Limon- ilimon

Bardak- Kupa

Balkon- Hayat

Tepsi- Sini

Bez- Çaput

Çabuk- Tez

Ayakkabı- Yemenni

Etek- Fitün

Bilye- Meşe

Biber- Dübe

Tuvalet- Hela

Tabak- Sahan

Tamam mı- Emi

Öğrenci- Talebe

II. KISIM: KASABADAKİ SOSYAL DEĞİŞMELER KASABALININ DİLEK VE İSTEKLERİ

A- KASABADAKİ SOSYAL DEĞİŞMELER

1-Kasaba-Şehir İletişimi ve Şehrin Kasabalı Üzerindeki Etkileri

Kasabalı ihtiyaçlarını karşılamak ve gezmek maksadıyla şehre gider. Şehrin renkli hayatı, eğlencesi, çeşitli imkanların var olması özellikle yeni yetişen nesli kendine çekmektedir. Bu kasabanın sürekli göç verme sebepleri arasında gösterilebilir. Kasabalı şehirlinin konuşmasından, kılık-kıyafetinden ve yaşam tarzından etkilenmektedir. Bu etkileşim tek taraflı olur. Yani köylü şehirliden etkilenirken şehirli köylüden etkilenmez. Kasabadaki hem maddi ve hem manevi kültür unsurları şehir yaşantısına paralel olarak değişmekte her geçen gün kasaba şehre daha çok benzemektedir.

a-Şehre Göç Oranları:

Önceleri dış ülkelere göç yaşanırken şimdi şehre göçün yaşandığı görülmektedir. Kasabada iş imkanı olmadığından dolayı şehirlerde iş bulan kasabalı şehre yerleşmektedir. Gençler şehre göç ederken yaşlıların kasabada kaldığı görülmektedir. Çünkü, orta yaşlı ve yaşlılar bağım, tarlasını, bahçesini bırakıp kasabadan ayrılmak istemezler. Yeni neslin çoğu okuduğu için ister istemez kasabadan ayrılmak zorunda kalıyorlar. Kasabada iş sahasının olmayışı kasabanın sürekli göç vermesine neden olmaktadır. Bundan dolayı kasabanın nüfusu azalmaktadır.

b-Şehre Göç Edenlerin Kasaba ile Bağları ve İlişkileri:

Göç edenlerin hiç biri kasaba ile bağını koparmaz ancak araya uzaklık girdiğinden dolayı ilişkilerde kopukluk yaşanmaktadır. Eğer göç eden aile ise; sık sık kasabaya gelir, kasabadan onlara giden çok olur.

B-KASABANIN DİLEK VE İSTEKLERI

Gürlek kasabasının halkı devletine ve milletine bağlıdır. Vatandaşlık görevlerini de yerine getirmektedirler. Kasabalı devletten çok şey beklemektedir. Kasabadaki sağlık ocağına ambulans alınması, kasabada iş sahalarının kurulması bu isteklerden yalnızca bir kaçıdır. Kasabalı kasaba ile ilçe arasındaki asfaltın düzeltilmesini, kasabadaki çevre düzenlemesi yapılmasını, gençler ise spor kulübü ile futbol sahası istemektedir. Kasabadaki öğretmenler ise okula ait olan dört tane öğretmen lojmanının tamir edilip hazırlanmasını istemektedir. Böylece çocuklara daha fazla yararlı olabileceklerini belirtmektedirler. Kasabalının bir diğer isteği de kasabadaki çöplerin toplanmasında kullanılacak bir çöp kamyonunun alınmasıdır.

Kaynak:www.gurlek.bel.tr

 

~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~ HABERİ BEĞEN & PAYLAŞ ~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~

http://www.yukleresim.com/images/24824848813363141175.gif

http://i52.tinypic.com/34j2a2f.gif

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim