Gazete Manşetleri

Sitemizi Beğendiğiniz mi?

Bizi Nerden Buldunuz ?

~ KiMLeR SiTeDe ~

29 ziyaretçi ve kayıtlı kullanıcı yok çevrimiçi

Oca
24
2011
Son güncelleme: 2011-03-17 Yayın tarihi: 2011-01-24
Üst Kategori: Yeşilçay Beldesi
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 2
Kötüİyi 

YEŞİLÇAY BELDESİ

İlk olarak tahminen 17.yüzyılda gerçekleştiği bilinen yerleşimin, içme suyu depo yeri kazımı sırasında çıkan mezarlıklardan ele geçen avadanlıklara göre 12.yüzyılda burada bir yerleşim olduğu anlaşılmıştır.
Rivayetlere göre 17. yüzyılın başlarında Elazığ’dan gelen bir aşiret reisi Kepez denilen yere 7oğlu ve 1 kızı ile birlikte yerleşmişlerdir. Fakat bunları Nasuhoğullan Aşireti sürekli rahatsız ettiğinden Kepez tepesinden ayrılarak bugünkü yerleşim yerine gelmişlerdir.Daha sonraları Kütahya’dan kaçıp gelen Kel Hasan Ağa adındaki aşiret reisi de buraya gelerek yerleşmiştir.

 

Bu yerleşim yerine Gönen tarafından Küçük İmam lakabıyla anılan bir şahıs imam olarak getirilmiştir. Daha sonraları da Halep ve Simav  tarafından gelen aşiretler de buraya yerleşmişlerdir. Zaman zaman buraya yerleşmek isteyen Nasuoğulları ve diğer aşiretlerle ‘cenk’ yapıldığından ve buraya sokmadık-larından ve iki tarafından geçen Koca Çay ve Kir martı (Kiraman) Çayları ile çevrili olduğundan adını; bu çaylardan alarak, “Çaycenk” denilmiştir.

 


Daha sonraları Çay köy adını alan yerleşim yeri Simav ilçesine bağlanınca, Simav’da bir başka Çayköy bulunması nedeniyle “Çaycenk”ten ‘Çayçinge” olmuştur. Bu yerleşim yeri Cenk Deresi olarak anılmaktadır. 1945 yılında Gediz’e bağlana Çayçinge köyünün adı, 1970 yılında “Yeşilçay’ olarak değiştirilmiştir.
Yeşilçay 1990 yılı nüfus sayımında 2324 nüfusu ile 6 Kasım1991 tarihinde Belediyelik olmuştur.22 Ekim 2000 tarihinde beldenin nüfusu 3812 olarak belirlenmiştir. Belediyelik Olduktan sonra 2 dönem belediye başkanlığını Mehmet BİRCAN yürütmüştür.


18 Nisan 1999’da yapılan seçimlerde belediye başkanlığına Ismail ÖZMEN, seçilerek Bir dönem Belediye başkanlığı yapmıştır.28 Mart 2004 seçimlerinde Belediye Başkanlığını Kütahya Azat A.Ş Emekli Mehmet Nuri GÜMÜŞ seçilmiş bir dönem belediye başkanlığı yaptıktan sonra;29 Mart 2009 tarihinde yapılan seçimlerle Bünyamin ÖZER seçilmiştir.Hala Bu görevini sürdürmektedir.


Yeşilçay Belediyesinde; 6 personel ve 6 işçi çalışmaktadır. Belediyenin; 1 makam Yapım çalışmaları aracı, 1 otobüsü, 1 kepçe, 1 traktör ve bir arozöz ve parke taşı dökme şantiyesi bulunmaktadır. Yeşilçay beldesi;Gediz’in kuzeyinde ve Gediz-Hisarcık karayolunun 27.km.’sinde yer almaktadır.

Harita

 

 


 

Beldemizin Tarihi

YEŞİLÇAY BELDESİ (Seki-Çengî-Çinge-Çayçinge)

Gediz-Hisarcık karayolunun 27. km.sînde yer alan beldenin adıdır.
Yeşilçay, Kirmasti ve Kocaçay vadilerinin arasından yükselen ve çevresi çam ormanlarıyla kaplı, 950 rakımlı tepenin yamaçlarında kurulmuştur.

Gediz'den 200 m. daha yüksek olan yörenin su kaynakları bakımından zengin oluşu, beldede sulu tarımın yaygınlaşmasına yol açmıştır. Son yıllarda kiraz ve vişne üretiminde, belirgin bir artışın yaşandığı Yeşilçay'da gelir getirici bir diğer ürün de cevizdir.

Bu yemyeşil verimli topraklar, geçmiş yüzyıllardan bugüne çekiciliğini korumuş ve yerleşim alanı olarak kullanılagelmiştir. Bunda Gediz'i Hisarcık ve Emet'e bağlayan yolun buradan geçmesinin de önemli payı vardır. Zira Antik Çağ'da yörenin önemli kentlerinden olan Kadys (Gediz), Kidyessos (Emet) ve Tiberlopolis (Hasanlar Köyü) birbirine bağlayan yol da buradan geçiyordu.

Yeşilçay'da Osmanlı dönemi öncesine ait herhangi bir yapı ya da yapı kalıntısı yoktur. Ancak yakın geçmişte bir su deposu yapımı sırasında ortaya çıkan mezarlar ve bu mezarlarda bulunan kimi antik objeler yöre tarihinin binyıllar öncesine uzandığını göstermiştir.

Bu olaya tanık olanların anlatımlarına göre, mezarlardan birinde iç içe geçmiş iki toprak küpten küçük olanının içinden bir çeşit "toz" çıkmıştır. Oysa toz diye yere dökülen bu esrarengiz madde, büyük bir ihtimalle yakılan ölüye ait külden başka bir şey değildi.

Çünkü ölü yakma bu coğrafyada egemenlik kuran Frigler ve Romalılar'a özgü bir gelenekti ve Romalılar bu geleneği M.Ö. VI. yy .a kadar sürdürmüşlerdi. Yeşilçay'da ortaya çıkan mezarların hangi uygarlığa ait olduğunu ancak burada yapılacak arkeolojik araştırmalar ortaya çıkaracaktır.

Yeşilçay ve yöresi, Kadys'in fethiyle birlikte XIV. yy.ın başlarında Türklerin eline geçti. Yörede anlatılanlara göre, buraya ilk olarak Elazığ taraflarından 7 oğlu bir kızıyla birlikte gelen bir Türkmen ailesi yerleşmiştir. Obalarını bugün Kepez adıyla anılan yere kuran Türkmenler, buraya göz diken Nasuhoğulları Aşireti ile uğraşmak zorunda kaldılar. Türkmenler bitip tükenmek bilmeyen bu kavgaların ardından Kepez'i terk ederek, obalarını şimdiki beldenin olduğu yere taşıdılar.
Önceleri 10-15 evden oluşan küçük yerleşim, Kütahya'dan göçen Kel Hasan Ağa, Gönen'den gelen Küçük İmam ve nihayet Halep ile Simav taraflarından gelenlerle büyüyüp gelişerek XVI. yy.ın başlarında Simav Kazası'na bağlı bir nahiye merkezi oldu.

0 günkü adıyla Çengi Nahiyesi, aralarında İğdiş (Yeşilova), Kayaköy, Kıran ve Değirmen Köyü'nün de olduğu 10 köy, iki mezra ve üç çiftlikten oluşuyordu. Çengi Nahiyesi'nin o günkü bir diğer adı da "düz ve yüksekçe yer" anlamına gelen "seki* idi.

1530 tarihli Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri'ne göre Çengi Nahtyesi'ne bağlı köyler, Ayvazlu, Başıbüyük, Kıran, Bayram-Viran, Değirmen, Geremeni, İğdiş, İshaklar, Kaya ve Kestel'di.
Nahiye'ye bağlı mezralar Firuz ve Çukur adlarını taşırken, yörede Sazak, Bozdar ve Bozalan diye anılan üç tane de çiftlik yer alıyordu.

Bu tarihten sonra, yerleşimin adı Osmanlı kayıtlarında "Çinge" olarak yer almaya başladı ve yakın zamanlara kadar de hep öyle kaldı. Çinge veya Cenge köylerde gelin karşılanırken def eşliğinde söylenen bir türkünün adıydı. "Yar, yar" nakaratı ile söylenen bu türkülerin geçmişi Orta Asya'ya uzanıyordu. Çengi ise Çinge eşliğinde oyun oynayanları tanımlamak için kullanılan bir addı.

Belli ki, Türkmenler, ata yurtlarına duydukları özlemi dile getirmek ve bu kültür mirasını yeni yurtlarında da yaşatmak üzere köylerine bu türkünün adını vermişlerdi.

Çinge, Osmanlı döneminden yakın geçmişe kadar su değirmenleri ile ünlüydü. Bu değirmenler özellikle harman sonunda buğdaylarını öğütmek üzere gelen çiftçilerle dolup taşardı.
1945 yılında Çay-Çinge adını alan yerleşim, aynı yıl yapılan bir idari düzenlemeyle Gediz'e
bağlandı.

1970 Gediz Depremi'nde Çayçinge'nin hemen yanıbaşındaki Kayaköy neredeyse haritadan silinmişken, Çayçinge bu felaketi çok daha az zararla atlatmıştı. Hatta yerleşim yakınlarında oluşan
yarıklardan sıcak sular fışkırmış ve suyun yerin derinliklerinden sürüklediği çakıllar açılan bu yarıkların çevresine yayılmıştır.
İki kişinin öldüğü felaketin ardından, yıkılan ya da ağır hasar gören konutlar yeniden yapılmış ve köyün adı da "Yeşilçay" olarak değiştirilmişti.

1950'de 620 kişinin yaşadığı köy, giderek gelişip büyümüş ve 1990'da köyde yaşayanların sayısı 2324'e ulaşmıştı. Bir yit sonra belde olan yerleşimin nüfusu 1997'de 2105'e düşse de 2000'de 3912'ye yükselmiş, ancak bu sayı 2007'de 1273'e gerilemiştir.

Yeşilçay'ın nüfusunun 1990'a göre neredeyse yarı yarıya düşmüş olmasını, köylerden kentlere doğru akan göç dalgası ile açıklamak mümkündür.
http://www.yesilcay.bel.tr/

 

~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~ HABERİ BEĞEN & PAYLAŞ ~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~ ~~~~~~

http://www.yukleresim.com/images/24824848813363141175.gif

http://i52.tinypic.com/34j2a2f.gif

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim