- Bankada paranız olup olmadığını bir tıkla öğrenin!
- Kütahya Yöresel Yemekleri
- Türkiye'nin nüfusu açıklandı - 2012
- En Stratejik İhalelerden Biri Fransa'ya
- CEZAYİR SOYKIRIMI
- Gazetelerin 1. Sayfaları
- Türkiye'yi Bu Afişler Tanıtacak
- Gediz Belediyesi Muratdağı Jeotermal Alan Ruhsatını Aldı
- Karmı Yağdı Kötahyanın Dağlarına
- Fetih 1453 filminin Yeni Fragmanı
- Avrupa'daki Osmanlı: Başçarşı
- Vücuttan Gelen Alarm: Hapşırma
- Bunama ve Alzheimer Hastalığı
- Milli Takım'ın 2014 fikstürü
- Osman Sınav'dan Çok Konuşulacak Dizi! - UZUN HİKAYE
- Kurban Bayramınız Kutlu Olsun... (Kurban Nedir ? Ayet ve Hadislerle)
- Bayramda 49 Kara Noktaya DİKKAT!
- Van’a yardım seferberliği
- Kayaköy İlköğretim Okulu Öğrencileri Yeni Ders Yılında Ortada Kaldı
ÖNEMLİ LİNKLER
- Sosyal Güvenlik Kurumu
- Ehliyet Ceza Puanı
- Bilinmeyen Numaralar
- Milli Piyango Sonuçları
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
- Nerede Oy Kullanacağım
- TCKN Sorgulama
- PTT Genel Müdürlüğü
- Nüfus ve Vatandaşlık İşleri
- Ne Zaman Emekli Olabilirim
- Taşıt Vergisi Ödeme
- Emniyet Genel Müdürlüğü
- Deniz Harp Okulu
- Türk Hava kuvvetleri
- Jandarma Genel Komutanlığı
- Sahil Güvenlik Komutanlığı
- ÖSYM Sınav Sonuçları
- KPSS Sonuçları
- KPDS Sonuçları
- Diğer Sınav Sonuçları
- ÖSYM Sınav Takvimi
- Devlet Demir Yolları
- Açık Öğretim Sınav Sonuçları
- Devlet Su İşleri
- Gelir İdaresi Başkanlığı
Sitemizi Beğendiğiniz mi?
Bizi Nerden Buldunuz ?
23 ziyaretçi ve kayıtlı kullanıcı yok çevrimiçi

ŞAVAŞ ÖNCESİ HARİTA
Yirminci yüzyılın başlarında Avrupa sınırlarından taşıyordu. Ekonomik rekabet, sömürgecilik ve milliyetçilik akımları Avrupa’yı ikiye bölüyordu. Almanya-Fransa ve Rusya-Avusturya arasındaki çekişmeler gerginliğe dönüşüyordu. 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Veliahdı Arşidük Ferdinand’ın bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi bu gerginliğe son noktayı koydu.
Avusturya’nın 28 Temmuz 1914’te Sırbistan’a seferberlik ilanının ardından 1. Dünya Savaşı başlamış oluyordu. Bir yandan Almanya, Avusturya-Macaristan ve İtalya’dan oluşan üçlü İttifak Devletleri, bir yanda da İngiltere, Fransa ve Rusya’dan oluşan Üçlü İtilaf Devletleri sonunda Avrupa’yı ikiye bölmüşlerdi.
Savaş ilanlarının ardından İtalya tarafsızlığını ilan ettiyse de bir yıl sonra İtilaf Devletleri’ne katıldı.
Osmanlı İmparatorluğu tarihin gördüğü en geniş sınırlara sahip olmuş, her çeşit milleti ve inanışı içinde barındırmış ve yaklaşık 600 yıl süren saltanatını 20. Yüzyılın başında kaybediyordu. Dışta ve içte yaşadığı mücadeleler Osmanlı Devleti’ni çökertiyor, topraklarını ve gücünü dağıtıyordu. Son olarak Trablusgarp ve Balkan Savaşları ile arka arkaya yenilgiler alan Osmanlı Devleti, Doğu Trakya dışında Avrupa’daki bütün topraklarını kaybetmiş, saygınlığını ve gücünü yitirmişti. Artık Osmanlı Devleti’nin ölümü bekleniyor ve diğer ülkeler tarafından paylaşım planları hazırlanıyordu.
Rusya boğazları ele geçirip sıcak denizlere inmeyi hedeflerken, İngiltere Süveyş Kanalı ve Hint yolunun güvenliği için Filistin’i ele geçirmeyi tasarlıyor, Fransa; Lübnan, Suriye ve Kilikya’nın kontrolünü düşlüyor; Almanlar doğuya yayılma politikası güdüyor, İtalyanlar ise Antalya’ya sahip olmayı istiyorlardı.
Birinci Dünya Savaşı’nın patlamasının ardından Osmanlı Devleti önce İtilaf Devletleri ile birlikte olmaya niyetlendiyse de, Rusya’nın bu duruma soğuk bakması Osmanlı’yı Almanya’ya doğru yönlendirdi ve 2 Ağustos 1914’te yapılan gizli bir antlaşma ile Alman-Türk ittifakı kesinleşti.
Bu tarihten sonra, güvenliği açısından seferberlik ve silahlı tarafsızlık ilan eden Osmanlı Devleti, 10 Ağustos 1914’te İngiliz donanmasından kaçan GOEBEN ve BRESLAU adlı Alman savaş gemilerinin boğazlardan geçmesine izin verir ve boğazları tüm yabancı gemilere kapatır.

GOEBEN ve BRESLAU’ın boğazlardan geçmesi itilaf devletlerinin tepkisine yol açar. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, bu iki gemiyi, daha önce İngilizlere sipariş ettikleri ve hatta parasını ödedikleri halde alamadıkları iki gemi yerine satın aldıklarını açıklar. Böylece, Yavuz ve Midilli adı verilen bu iki savaş gemisi Osmanlı Donanması’na katılmış olur.
27 Eylül 1914’te Amiral Souchon komutasındaki Yavuz, tatbikat amacıyla çıktığı Karadeniz’de Ruslar’a ait Sivastapol ve Novorosisk limanlarını bombalayınca 1 Kasım 1914’te Ruslar Kafkasya’da sınırı geçerek fiilen savaş başlatmış ve Osmanlı Devleti de sıcak savaşın içine çekilmiş olur.
Osmanlı Devleti’nin elinde bulunan boğazlar, konumları nedeniyle özellikle Avrupa için çok büyük bir önem taşıyorlardı. Tarih boyunca uğurlarında nice savaşlar verilen boğazlar stratejik, ekonomik ve kültürel açıdan paha biçilmez değerdeydiler. Bugün bile bakıldığında değerlerini korumaya devam ettikleri açıktır.
İtilaf Devletleri’nin Boğazları açma nedenlerinin başında, elbette ki boğazların sahip olduğu bu stratejik önem yatıyordu. Rusya’ya yardım edebilmek hedefiyle yapılanan bu düşünce ; aynı zamanda Almanya’dan yeterli yardım alamayacağı ve fazla direnemeyeceği düşünülen Osmanlı’yı tek başına ve planlanmış bir barışa mahkum etmeyi planlıyordu. Ayrıca boğazları kazanmak demek, İstanbul’u ele geçirip Osmanlı ve tüm Avrupa üzerinde manevi bir yıkıma sebep olmak demekti. Tarafsız kalan pek çok ülke bu başarıya kayıtsız kalamayacak ve İtilaf Devletleri’ne katıldıklarını açıklayacaklardı.
Boğazlardan geçilebilirse, kazanılacak olan başarı tüm Müslüman sömürgeleri sindirecek, güneyde sömürge devletlerini rahatsız eden hiçbir şey yaşanmayacaktı.
Bu düşünceyle İngiltere 28 Ocak 1915’te Osmanlı’ya savaş kararı aldı ve bu karara Fransa da katıldı.
Savaş Öncesi Durumu Gösteren Harita







- Zafer Anıtı-Zafertepe, Çalköy (Altıntaş) Kütahya Tarihi
- Şehit Sancaktar (Meçhul Asker) Anıtı (Altıntaş) Kütahya Tarihi
- Kütahya Kalesi Kütahya Tarihi
- Hürriyet Çeşmesi Kütahya Tarihi
- Vacidiye Medresesi Kütahya Tarihi
- Molla Bey Camisi ve Külliyesi Kütahya Tarihi
- Yeşil Cami (Recep Ağa Mescidi) Kütahya Tarihi
- Saadet (Saadettin) Camisi Kütahya Tarihi
- Ali Paşa Camisi Kütahya Tarihi










