Gazete Manşetleri

Sitemizi Beğendiğiniz mi?

Bizi Nerden Buldunuz ?

~ KiMLeR SiTeDe ~

37 ziyaretçi ve kayıtlı kullanıcı yok çevrimiçi

May
11
2012
Son güncelleme: 2012-05-11 Yayın tarihi: 2012-05-11
Üst Kategori: Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Bankalarda son 10 yılda unutulan hesaplar için hak sahipleri, 15 Mayıs'a kadar ilgili banka lara başvurabilecek. Bankada para unutup unutmadığınızı nasıl öğreneceksiniz?

 

 

Bankada parası olupta unutanlar için süre doluyor. Son gün 15 Mayıs... Aşağıdaki linki tıklayınız bankada paranızın olup olmadığını öğrenebilirsiniz...

BANKADA UNUTULMUŞ PARANIZ OLUP OLMADIĞINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Kategori: Güncel Haberler
Gösterim: 53
07
2011
Son güncelleme: 2012-05-10 Yayın tarihi: 2011-08-07
Üst Kategori: ROOT
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Sıkıcık Çorbası, Kütahya

SIKICIK_Corbasi_Kutahya


Kategori: Kütahya Genel
Gösterim: 3337
Oca
27
2012
Son güncelleme: 2012-01-27 Yayın tarihi: 2012-01-27
Üst Kategori: Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

2011 yılında Türkiye'de ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre 1 milyon bin 281 kişi artarak, 74 milyon 724 bin 269 kişi oldu. Nüfusun yüzde 50,2'sini (37 milyon 532 bin 954 kişi) erkekler, yüzde 49,8'ini (37 milyon 191 bin 315 kişi) ise kadınlar oluşturdu.

-Sonuçlara göre ülke nüfusunun yarısını, 29,7 yaşından küçükler oluşturuyor

-Toplam nüfusun yüzde 18,2'si İstanbul'da yaşıyor

-En az nüfusa sahip il, 76 bin 724 kişi ile Bayburt oldu

-Nüfusun yüzde yüzde 50,2'sini erkekler, yüzde 49,8'ini ise kadınlar oluşturuyor

-Nüfusun yüzde 76,8'i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor

Türkiye'nin nüfusu 2011 sonu itibariyle 74 milyon 724 bin 269 kişi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ''Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2011 Nüfus Sayımı Sonuçları''nı açıkladı.

 

Gösterim: 154
Oca
27
2012
Son güncelleme: 2012-01-27 Yayın tarihi: 2012-01-27
Üst Kategori: Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Fransa Senatosu'nun, inkâr yasasını kabul etmesinin ardından Türkiye'nin tavrı merak edilirken, en stratejik ihalelerden biri Fransız devlet şirketine verildi.

Süreç sessiz sedasız devam ederken, sözleşmenin önümüzdeki günlerde imzalanacağı öğrenildi. Fransız Ulusal Meclisi ile Cumhurbaşkanlığı'nın da ana hissedar olduğu Gemalto şirketinin e-pasaport çipleri için geliştirdiği sistemin güvenilir olmadığı, ABD'de yapılan uluslararası bir konferansta ispatlanmıştı.

Gösterim: 137
Oca
26
2012
Son güncelleme: 2012-01-26 Yayın tarihi: 2012-01-26
Üst Kategori: Tarih
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Bağımsızlık savaşı boyunca da idamlar ve geniş çaplı tutuklamalar oldu. Pek çok Avrupalı hukukçu suçlananları savunmayı reddetti. Köylüler havadan bombalandı ve denizden kruvazörlerle top ateşine maruz bırakıldılar. Bu saldırılar rast gele yapılıyordu. Amaç sadece ayaklananları cezalandırmak değil, aynı zamanda tüm Müslüman nüfusa yerini ve haddini bilmesini öğretmekti. Yerleşimciler kendi resmi olmayan ölüm timlerini kurdular ve binlerce Müslüman öldürdüler. Alman ve İtalyan savaş tutukluları, bu katliamda yer almaları amacıyla serbest bırakıldı.



1945 katliamları ise Fransızların Cezayir’de giriştiği en trajik katliamlardan biri oldu. Le Monde gazetesinin de aktardığı gibi, “Fransa, 8 Mayıs 1945?te Avrupa’da zaferi kutlarken, bu ülkenin ordusu Setif ve Guelma’da binlerce masum sivili katlediyordu; bu olaylar Cezayir bağımsızlığının gerçek başlangıcı olmuştu”.

Kategori: Dünya Tarihi
Gösterim: 160
Mar
07
2011
Son güncelleme: 2012-01-26 Yayın tarihi: 2011-03-07
Üst Kategori: ROOT
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

 

- Akşam - Birgün - Bugün - Cumhuriyet - Dünya - Fanatik - Fotomaç - Fotospor - Güneş - Habertürk - Hürriyet - Milli Gazete - Milliyet - Posta - Radikal - Sabah - Sözcü - Star - Takvim - Taraf - Türkiye - Vakit - Vatan -   Yeni Asya - Yeni Şafak - Zaman -

Kategori: Gazeteler
Gösterim: 3101
Oca
25
2012
Son güncelleme: 2012-01-25 Yayın tarihi: 2012-01-25
Üst Kategori: Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Kültür ve Turizm Bakanlığınca bu yıl gerçekleştirilecek reklam kampanyasında, Türkiye'nin turizm çeşitliliğine, kültürel ve tarihi unsurlara geniş yer veriliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gösterim: 206
Oca
24
2012
Son güncelleme: 2012-01-24 Yayın tarihi: 2012-01-24
Üst Kategori: Kütahya Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

İhaleye giren Gediz Belediye Başkanlığı Muratdağında sıcak su arama ve kullanım hakkına sahip oldu.




20-21 nolu Kütahya-Gediz-Muratdağı jeotermal alan ruhsatı ihalesine MTA Genel Müdürlüğü Fizibilite Etütleri Dairesi Ruhsat Hakları Koordinatörlüğünde düzenlenen ihaleye Gediz Belediyesi olarak verilen teklifle ihale alındı.

Bu sahaların ihalesi ile ilgili MTA Genel Müdürlüğüne gidilerek 25-26 Ocak 2012 tarihinde sözleşme imzalanacaktır.

Alınan ihale ile Muratdağında bulunan iki adet jeotermal alanda sıcak su arama ve kullanım izni 30 yıllığına Gediz Belediyesine ait olmuştur.

Gösterim: 138
Oca
24
2012
Son güncelleme: 2012-01-24 Yayın tarihi: 2012-01-24
Üst Kategori: video
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Gösterim: 138
Ara
21
2011
Son güncelleme: 2011-12-21 Yayın tarihi: 2011-12-21
Üst Kategori: Spor
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

2014 Dünya Kupası grup eleme maçlarının kura çekimi yapıldı.

Türkiye, ilk maçını 7 Eylül 2012'de deplasmanda Hollanda ile yapacak.

A Milli Futbol Takımımız'ın da 2014 Dünya Kupası Elemeleri D Grubu'ndaki fikstürü belli oldu.

2014 Dünya Kupası elemelerinde A Milli Takımımızın yer aldığı D Grubu'nda fikstür, bugün Hollanda'nın Amsterdam kentinde yapılan kura çekimi ile belirlendi.

Sheraton Airport Hotel'de TSİ 10.00'da gerçekleştirilen toplantının başında, federasyon heyetleri fikstür üzerinde daha fazla tartışma yapmanın yersiz olduğu konusunda anlaşınca, doğrudan kura çekimi aşamasına geçildi.

Kura çekimi sonrasında, A Milli Takım'ın fikstürü şu şekilde oluştu:

Kategori: Milli Takım
Gösterim: 159
Ara
19
2011
Son güncelleme: 2011-12-19 Yayın tarihi: 2011-12-19
Üst Kategori: Kültür&Sanat
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

‘Muhteşem Yüzyıl’ın ardından rağbet gören Osmanlı dizilerine bir yenisi daha ekleniyor. Osman Sınav, Abdülhamid dönemini ekrana taşıyor...

 

Usta yönetmen ve yapımcı Osman Sınav, önümüzdeki yıl bir dönem disizi hazırlamak istediğini söyledi. Sınav, ‘turksinemalari.com’a verdiği röportajda Abdülhamid dönemini anlatan bir dizi projesi olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Bir çok dönem var, yapmak istediğim. Şu anda üzerinde çalıştığım için paylaşmayı doğru bulmuyorum ama bu aralar Abdülhamid dönemiyle ilgili bir dizi çalışmam var, önümüzdeki sene bunu çekmeyi planlıyorum. Osmanlı Tarihinin geleceğimizde önemli yeri olacaktır. Tarihinizde barışmazsanız, tarihinizle iç içe geçip ordan bir vizyon kazanmazsanız ileriye doğru da gidemezsiniz.”


‘Uzun Hikaye’ için çalışıyor

‘Uzun Hikaye’ adlı yeni sinema filmi hakkında da konuşan Sınav, “Proje kesinleşti, hazırlığını yapıyoruz, Mart- Nisan aylarında çekimlerini yapacağız, ve önümüzdeki sene 19 Ekim’de vizyona çıkarmayı planlıyoruz.” dedi. Bu filmi çekmeyi 11 yıldır düşündüğünü belirten Sınav, şöyle konuştu: “Başrol oyuncumuz Kenan İmirzalıoğlu, casting çalışmaları devam ediyor. Kenan dışında sözleşmesi yapılmış bir oyuncu yok. Film, Mutlu Kutlu’nun ‘Uzun Hikaye’ adlı hikayesinden uyarlama. 1960-70 yıllara ait dönem filmi. Adı gibi ‘Uzun Hikaye’.

 

Kategori: Diziler
Gösterim: 324
Eyl
02
2011
Son güncelleme: 2011-09-02 Yayın tarihi: 2011-09-02
Üst Kategori: ROOT
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 1

BİRINCI BÖLÜM COĞRAFİ KONUM VE SOSYAL YAPI

http://www.gurlek.bel.tr/resim/galeri2/web/images/59.jpg


I. KISIM: KASABANIN TARİHÇESİ, COĞRAFİ KONUMU VE MADDİ ŞARTLARI

A-KASABININ TARİHÇESİ

Kasabamız Gediz ilçesinin kuzeybatısına Şaphane Dağları'nın eteğinde kurulmuştur; Kasabamız Gediz ilçesine Pınarbaşı yolu ile 7 km. Çeltikçi köyü ile 17 km. uzaklıktadır. Köyün önceleri ören mevkiinde kurulduğu bilinmektedir kalıntılar mevcuttur eski kurulum yerlerine ören de denilmektedir. Bugünkü yerine M.S, 1300 yıllarında kurulduğu sanılmaktadır.
Dağın eteğinde yerleşmesinin nedeni hayvancılıkla uğraşmalarından ileri gelmektedir. Yerleşim yerinin otlak alanları geniş suyu bol olan bir yöredir. Kasabamızın yerleşim yerinin o zamanlar her yönüyle çayırlık ve ormanlık olduğu söylenir.

Çevresinin gür ormanlarla kaplı oluşu ve kaynak suyunun çıkarmış olduğu gürültü (ses) nedeni ile CİVARI GÜRLEK adını almıştır.

Güzelim ormanlar o zamanda yaşayan insanlar tarafından odun, bina yapımı, yangın,çevrenin düğün odunu, yakacak olarak kullanılmış ve yok edilmiştir. Köylüler odunu ve çevre köylere ve Gediz'e ücretsiz olarak dağıtmışlardır.

Kategori: Gediz Genel
Gösterim: 4044
23
2011
Son güncelleme: 2011-08-23 Yayın tarihi: 2011-08-23
Üst Kategori: Kütahya Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Osmanlı Devleti temellerinin oluşturulduğu, tarih ve tabiat güzelliğinin bir arada tutan Kütahya'nın Domaniç ilçesi doğası, pınarları, çam ve kayın ormanları ile kaplı yaylası, eşsiz güzellikleri, kültür ve tarihiyle kış aylarında da ilgi odağı olmaya devam ediyor.
5 Eylül 1922 yılında düşman işgalinden kurtarılmış yüksek rakımlı Domaniç ilçesinde bulunan kayın ormanları ile kaplı yaylası ve eşsiz güzellikleri adeta bir oksijen deposu olup Türkiye ve dünyanın önde gelen ağaç bilimcilerinin yapmış olduğu incelemeler sonucunda çok zengin bir bitki örtüsünün olduğu, dünyada yalnızca bu bölgede görülen ağaç türlerine sahip. Sürüngen Ardıç ve Şenaryon Çamı (Pinus Şanaryon) bunlardan bir kaçı olup kışın doğal güzellikleri içinde Saruhanlar Kalesi, Mızık (Beşik) Çamı, Pazar Alanı, Ebe Çamlığı, Sarı Kız, Ekizce Mevkii, Sivri Kaya, Çarşamba Yaylası, Durabey Mağarası, Kandilli Çamı hepsi birer destan şeklinde doyumsuz doğa güzellikleri ile tarihi mekanlara sahip. Cilt hastalıklarına iyi gelen Sarıkız suyu ile Ilıcaksu Köyü ve Sarıkız mesire yeri berrak ve bol su kaynakları tabii güzelliği ve alabalık üretim tesisleri ile Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gazi'nin annesine ait Hayme Ana Türbesinin Domaniç ilçesinde olması bu ilçeye ayrı bir özellik katıyor.
Gösterim: 344
23
2011
Son güncelleme: 2011-08-23 Yayın tarihi: 2011-08-23
Üst Kategori: Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0
TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) tarafından üretilen uydu, Rusya Federasyonu’nun Kazakistan sınırındaki Orenburg bölgesinde bulunan Yasny fırlatma üssünden Dnepr fırlatma aracıyla uzaya gönderildi. Dnepr fırlatma aracında RASAT ile birlikte Nijerya, Ukrayna, İtalya ve ABD’ye ait toplam 7 uydu bulunuyordu. Türkiye saati ile 10.12’de başlayan fırlatmadan 969 saniye sonra RASAT dünyadan 687 km yükseklikteki hedef yörüngesine başarıyla yerleştirildi RASAT’tan ilk sinyaller, TÜBİTAK UZAY’ın Ankara’daki tesislerinde bulunan yer istasyonundan 11.50’de başarıyla alındı. 15 gün sürecek devreye alma aşaması içinde RASAT’a gerekli yazılımların yüklenmesi, modüllerin ve uydunun test edilmesi ve uydunun çekeceği ilk görüntülerin Yer’e indirilmesi planlanıyor. Bu amaçla TÜBİTAK UZAY’ın Ankara’daki tesislerinde bulunan yer istasyonu ile Norveç’te bulunan Andoya Yer İstasyonu kullanılacak. RASAT’ta başlıca yerli modül olarak BİLGE isimli uydu görev bilgisayarı ve üzerinde çalışan uçuş yazılımı, GEZGİN isimli görüntü işleme modülü ve TREKS isimli x-bandı haberleşme modülü bulunuyor. 7,5 metre siyah beyaz, 15 metre çok bantlı görüntüleme yeteneğine sahip, yaklaşık 100 kilogram ağırlığındaki RASAT’tan elde edilecek uydu görüntülerinin, şehir bölge planlama, ormancılık, tarım, afet yönetimi ve benzeri amaçlarla da kullanılması planlanıyor. RASAT’ın görev ömrü 3 yıl olarak tahmin ediliyor.
Kategori: Teknoloji Haber
Gösterim: 238
21
2011
Son güncelleme: 2011-08-21 Yayın tarihi: 2011-08-21
Üst Kategori: Haberler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0
Açlıktan insanların hayatlarını kaybettiği bir dünyada, işte Türkiye'de günlük israf edilen ekmek adedi...
http://medya.zaman.com.tr/2011/08/21/m_ekmek_k.jpg

http://www.aktifhaber.com/ekmek-israf-gida-turkiye-somali-258750h.jpg

Türkiye'de günlük olarak üretilen her 15 ekmekten 1'i fırınlardaki fazla üretim ve saklama koşullarının yetersizliği nedeniyle israf ediliyor.

Türkiye Fırıncılar Federasyonundan (TFF) derlenen bilgilere göre, Türkiye'de günlük üretilen 82 milyon ekmeğin 77 milyon 340 bini tüketilirken 4 milyon 600 bini çeşitli nedenlerle israf edilerek çöpe atılıyor.

Türkiye'de israf edilen ekmek adedi ülkelerin nüfuslarıyla karşılaştırıldığında ortaya ilginç sonuçlar çıkıyor. Türkiye'de israf edilen ekmek miktarı 4 milyon 495 bin 404 nüfuslu Hırvatistan, 4 milyon 300 bin nüfuslu Gürcistan ve 3 milyon 596 bin nüfuslu Moldova'dan daha yüksek. Ayrıca, israfın ulaştığı boyut, 2 milyon nüfuslu Kosova, 625 bin 266 nüfuslu Karadağ, 398 bin 534 nüfuslu Malta ve 300 bin 101 nüfuslu İzlanda'nın nüfusunun toplamından daha fazla.

TFF Başkanı Halil İbrahim Balcı, yaptığı açıklamada, her gün Türkiye'de yaklaşık 5 milyon ekmeğin israf edildiğini söyledi.

Türkiye'de her gün 82 milyon ekmek üretildiğini belirten Balcı, ''Bu rakamın 77 milyonu tüketilirken yaklaşık 5 milyonu israf ediliyor. Bu israf, halkımız tarafından yapılan israf. Bunun dışında fırın enflasyonundan kaynaklanan israflar da var. Bunun da yaklaşık yüzde 40'ı fırınlarımızda meydana gelen israflardır. Esnafımız belirli bir miktarda ekmeği çıkarma gayretinde olduğundan dolayı, satılmayan ekmekler de israfa yol açıyor. Yani 5 milyon ekmeğin yaklaşık 2 milyonu fırınlarımızda israf oluyor'' dedi.

Türk halkının ekmek israfı konusundaki kötü alışkanlıklarının devam ettiğini kaydeden Balcı, insanların yetmeyeceği düşüncesiyle tüketemeyecekleri kadar çok ekmek aldıklarını söyledi.

Ekmeklerin buzdolabında muhafaza edilmemesi nedeniyle bayatladığına işaret eden Balcı, ''Daha sonra da ekmek bayatladı diye çöpe atma yoluna gidiliyor. Buzdolabında muhafaza etmiş olsalar ihtiyaç olduğunda rahatlıkla tüketebilirler. İnsanlarımızın tüketebilecekleri kadar ekmek almaları lazım. Bu tür alışkanlıklardan vazgeçilmeli. Eskiden fırın sayıları da azdı ve belirli saatlerden sonra üretim yapılmazdı. Bu yüzden insanlarımız evde ekmek bulunsun diye fazla ekmek alıyordu. Şimdi bakıyoruz, hem fırın sayısı fazla hem de 24 saat açık olanlar var. Dolayısıyla insanlarımız tüketecekleri kadar ekmek alarak bu israfın önüne geçmiş olacaktır'' diye konuştu.

Fırıncıların gereğinden fazla üretim yapmaları nedeniyle de israfa yol açtıklarını ifade eden Balcı, bu nedenle eğitim seminerleri düzenlediklerini bildirdi.

Balcı, gelişigüzel fırın açılmasına karşı çıkılması gerektiğini belirterek, ''Planlı şekilde bunu yapmak lazım. Böyle olması durumunda fırınlardaki ekmek israfını azaltabiliriz. Merdiven altı fırınlar hala Türkiye'de var, onları da hesaba katarsak israf miktarı daha fazla olur'' dedi.

''İNSANIMIZ GÜNLÜK 3,5 MİLYON LİRA DEĞERİNDE EKMEĞİ ÇÖPE ATIYOR''

Balcı, israf edilen ekmeğin mali değerinin hesaplanması durumunda büyük rakamlar ortaya çıktığını kaydederek, ekmeğin 70 kuruştan hesaplanması durumunda günlük 3,5 milyon liralık israf yapıldığını söyledi.

Aylık israfın hesaplanması durumunda daha korkunç rakamların ortaya çıktığına işaret eden Balcı, ''Bu rakam, aylık olarak 104 milyon 850 bin lira, yıllık olarak da 1 trilyon 258 milyon 200 bin lira. Bunlar gerçekten çok büyük rakamlar. Yani insanımız günlük 3 milyon 500 bin liralık ekmeğini çöpe atıyor. Bu para, israfın önüne geçilirse ekonomiye kazandırılır. Boş yere çöpe atılan ekmeklerle çok sayıda okul açılabilir'' diye konuştu.

Açlıktan insanların hayatlarını kaybettiği bir dünyada, İslam dininde de yasaklanan israfın Türkiye'de çok yüksek seviyelere ulaşmasının üzüntü verici olduğunu kaydeden Balcı, şöyle devam etti:

''İnsanlar bir taraftan gıda alamadıkları için hayatını kaybedecek, diğer yandan her gün 5 milyon ekmeği israf edecek, bu korkunç bir rakam. Bunun acilen önüne geçilmesi gerekiyor. Mutlaka yoğun bir tüketim olan Türkiye'de günlük 82 milyon ekmek üretimi olacaktır ama bunun 5 milyonunun israf edilmesi korkunç bir şey. Bu israfın önüne geçilmesi ya da azaltılması için herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Bu doğrultuda insanlarımızın bilinçlendirilmesi gerekir. Ayrıca, bu konuda ciddi çalışmalar yapılması gerekir. Kurum olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Bunun dışında Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte okullarda ilkokul çağındaki çocuklarımıza derslerinde genel israfın önüne geçilmesi konusunda bilgi verilmeli. İsrafın önüne geçilebilmesi için bu bilincin küçük yaşlardan itibaren oluşturulması gerekir. Afrika'ya yetecek kadar ekmeği israf ediyoruz.''

Balcı, Türkiye'de günlük 82 milyon adet 300 gramlık ekmek üretildiğini belirterek, günlük tüketimin 77 milyon adet olduğunu söyledi.

Ülke genelinde israf edilen ekmeğin oransal değerinin yüzde 4,99 olduğuna işaret eden Balcı, ''Türkiye'de kişi başına ortalama ekmek tüketimi 333 gram. Hanelerde günde ortalama 4,76 adet ekmek alınıyor. Bu ekmeklerin yüzde 3,06'sı çöpe atılarak veya hayvan yemi olarak israf ediliyor. Günlük üretilen ekmeğin 2 milyon 440 bin adedi satılmadan üretim mekanlarında israf ediliyor. Lokanta ve otellerde ekmek israf oranı ise yüzde 3,11'' dedi.

Gösterim: 306
16
2011
Son güncelleme: 2011-08-16 Yayın tarihi: 2011-08-16
Üst Kategori: Dost ve Kardeş Ülkeler
Yazdır E-posta
Kullanıcı Değerlemesi: / 0

Osmanlı'nın dualarda yaşatıldığı 'Bosna' şehri


Bosna-Hersek'te halk arasında "Sultan Duası" olarak bilinen gelenek, aradan geçen yıllara rağmen yaşatılmaya devam ediyor.
http://www.aktifhaber.com/sultan-duasi-bosna-hersek-osmanli-257397h.jpg

 

Bosna-Hersek'in kuzeybatısında yer alan Bujim kentinde, 2. Abdülhamit Han döneminde gönderilen fermanla cuma günleri okunmaya başlanan ve halk arasında “Sultan Duası” olarak bilinen gelenek, aradan geçen yıllara rağmen yaşatılmaya devam ediyor. Cami cemaati, cuma namazının farzının ardından "Devleti Aliyeyi Osmaniye ve ordusunun muzafferiyeti" için dua ediyor.

Fatih Sultan Mehmet tarafından 1463 yılında fethedilen Bosna-Hersek'te Osmanlı'ya ait birçok iz hala korunmaya devam ediyor. Osmanlı'ya ait çok sayıda cami, medrese, tekke, han, hamam, türbe ve köprünün ayakta kaldığı Bosna-Hersek'te, kültürel ve dini hayatta da Osmanlı'ya ait izler hala yaşatılmaya devam ediyor.

Osmanlı'ya ait önemli bir geleneğin yaşatıldığı kentlerden birisi de Bosna-Hersek'in kuzeybatısında bulunan ve 1992-1995 yıllarındaki savaşta en büyük direnişin gösterildiği, tarih boyunca ise “kahramanlar kenti” olarak anılan Bujim...

Fatih'in Bosna'yı 1463 yılında almasına rağmen 1578 yılına kadar Osmanlı idaresine geçmemekte direnen Bujim, sonraki yıllar ise Osmanlı ordusuna çok sayıda asker ve komutan yetiştiren bir kent olarak da tarih kayıtlarına geçti.

 

Kategori: Bosna Hersek
Gösterim: 385

http://www.yukleresim.com/images/24824848813363141175.gif

http://i52.tinypic.com/34j2a2f.gif

Resim
Resim
Resim
Resim
Resim