Kütahya`dan Manzaralar

1- KALE  :

          Kütahya  Kale 'si antik devirden başlamak üzere yerleşimin yer aldığı sanılan tepe  üzerinde bir iç kale, hisar ve  Osmanlı Devrinde aşağıdaki su kaynağını da  içine almak üzere eklenen üçüncü bir kısımdan meydana gelmektedir. Kale  Roma - Bizans - Selçuklu ve Osmanlı döneminde iskan  görmüştür. Kalede  bugün hiç bir döneme ait kitabe bulunmaktadır. Kütahya Kale 'si Evliya  Çelebi 'ye göre yetmiş  burca sahiptir. Bugün Kütahya Kale 'si garip bir  şekilde genel hatlarıyla Diyarbakır Kale 'sine benzemektedir. Burçlar çok  sık  aralıklarla yerleştirilmiştir. Hatta iç kale tarafında adete birbirine  yapışmış biçimde burçlar tesbit etmek mümkündür. Tuğla hatıllarının  tuğla  dizileri ve duvardaki sayıları bir örnek değildir.

2-  KALEDEKİ DİĞER YAPILAR :

          Kale  Camiinden Hisar Kahvesine gidilen dolambaçlı yol  üzerinde iki çeşme  kalıntısı vardır. Bunlardan birisi son yıllarda suyu kesik olan güzel bir  çeşmedir.

3-  AIZANOI :

          Antik  kent, Kütahya 'nın 57 km. güney batısında Çavdarhisar  İlçesi 'nde  yer almaktadır. Bedir Çayının iki yakasında kurulmuş olan Roma Kenti,  Hiristiyanlık Döneminde çok gelişmiştir. (M.S.98 - 117)  Bedir Deresinin  iki yakasına rıhtım duvarları yapılmış ve bunlar arasında ikisi günümüze  dek ulaşan beş köprü ile bağlantı sağlanmıştır. Suyun sol yakasında;  Aroga, Küçük bir Tapınak, Zeus  Tapınağı, Hamam, Stadium ve Tiyatro yer  almaktadır. Sağda; Borsa Binası, Mozaikli Hamam, Sütunlu Cadde ve Anıtsal  Kapı kalıntıları vardır. Nekropoller (Mezarlık) ise  kentin çevresine  yayılmıştır. 1978 'deki kazıda caldarium (sıcaklık), frigidarium  (soğukluk), palaestra (spor sahası) F ve H apsisli salonlar,  hatation  (havuz) bölümlerinin ortaya çıkmasıyla hamamın planı tamamlanmıştır. F ve  H salonları ile caldarium 'da derin nişler vardır. H  salonunun yıkılmış  olan apsisinin temeli belirgindir. Tiyatro ile stadium, birbirlerine  bitişik yapılarıyla alışılmışın dışında bir plan gösterir.  Çevresinden  yüksekte olan tapınak, temenos (kutsal alan) içindedir. Temenos  sütunlu galerilerle çevrilidir. Propylon 'dan (giriş yapısı)  sonra aynı  eksende altar (sunak) yer alır. Temenos 'un ortasındaki tapınak Roma  Yapısı olmasına karşın helenistik plan gösterir.  Podyumlu olup,  pseudodipteros planlıdır. Prostyle (önü sütunlu) planlı pronaos (ön ada),  cella (kutsal ada) opisthodomos 'dan oluşur. Cella  duvarlarındaki yazıt  kuşağında yapının Hadrian 'us dönemine (M.S. 117-138) ilişkin olduğu  yazılıdır. Dönemin sikkelerinden, cellada Zeus  'u ayakta, bir elinde  kartal, bir elinde mızrak tutar biçimde betimleyen heykelinin bulunduğu  anlaşılmaktadır. Batı ve doğu akroterlerdeki  kabartmalar burada Zeus ve  Kybele kültürünün olduğunu göstermekte, ayrıca tapınağın altındaki tonozlu  salonun da Ana Tanrıça kültürü ile  ilgili olduğu öne sürülmektedir. Zeus  Tapınağı Hiristiyanlık döneminde kilise olarak dinsel işlevini  sürdürmüştür. Aizanoi 'de halen Alman  Arkeoloji Enstitüsü adına Dr. Klaus  Rheidt tarafından kazı çalışmaları sürdürülmektedir. Şu andaki çalışmalar  Borsa binası yanındaki  "Sütunlu Cadde" de devam etmektedir.

4- FRİG VADİSİ  :

          Kütahya 'ya 55 km.  uzaklıkta bulunan; Ovacık Köyünün, İnlice  Mahallesinin, doğu tarafından  başlayan çamlar arasındaki kayalık alan "Frig Vadisi" olarak  adlandırılmıştır. Vadinin M.Ö. 900-600 yıllarında  Frigler, daha sonra  Romalılar ve Bizanslılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir.

          Frig Vadisi 'nde  kayalara elle oyulmuş; kaya mezarlar, kiliseler  ve sığınma-barınma amaçlı  yüzlerce mağara bulunmaktadır. Böge incelenirken üç bölüme ayrılmıştır.  Birinci bölümde; kayaların içine  oyulmuş iki kilise bulunmuştur. "Tekli  Kilise" ve "Çiftli Kilise" isimleri verilen yapıların duvarlarında  freskler vardır. Ayrıca kök boyayla  yazılmış yazılar, meander motifleri ve  haç işaretleri de görülmektedir. İkince bölümde incelediğimiz, "Delik Taş  Kalesi" de Frigler ve  Bizanslılar tarafından kullanılmıştır. Sığınma ve  savunma amacıyla kayalar oyularak yapılmıştır. Burada da büyük bir kilise  ile gizli geçit ve  dehlizlerle birbirine bağlanan birçok oda  bulunmaktadır. Üst kısmının ise kale surları şeklinde oyulduğu  görülmektedir. "Penteser Kalesi"  denilen üçüncü bölüm de savunma amaçlı  bir kale olup, kayalar oyularak yapılmıştır. Burada da çeşitli kaya  mezarları ve mağaralar vardı.

          Bölge Ürgüp 'ü  andıran doğal kaya yapısının yanı sıra maç ormanlarıyla da ilgi  çekici,  bakir bir merkezdir.

          Ayrıca Ahmetoluğu  Çiftliği, Sabuncupınar, Fındık, İncik, İnli ve Söğüt köylerinde de eski   dönemlerden kalma mağara ve kilise kalıntıları bulunmaktadır