Coğrafi Durum ve Doğal Yapı    :


         
   İlçenin yüzölçümü 1733 Km2, Denizden yüksekliği 736 metredir. Kütahya - Uşak - İzmir karayolu güzergahında bir transit merkezidir. Kütahya İline 98, Uşak İline 57 Km. mesafededir. İlçenin en yüksek yeri Murat Dağıdır. Gediz Nehri ve Porsuk Çayı bu dağın eteklerinden doğarlar. İlçenin iklimi İç Anadolu - Ege iklimi karakterini taşır.

 

COĞRAFî YAPISI

 

  A. Konumu     :

    Gediz Kütahya İlinin 98 Km. güney doğusunda yer alan Gediz, İç Anadolu ile Batı Anadolu arasında İç Batı Anadolu diye adlandırılan geçit alan üzerindedir. İlçenin Yüzölçümü 1733 km2, Rakımı 736 metredir. Gediz ortalama 1100-1200 metre yükseklikte dalgalı bir plato üzerinde kurulmuştur. İlçenin en önemli yükseltisi 2312 metre ile Murat Dağıdır.

    Ege bölgesi, İç batı Anadolu Bölümü, Kütahya il merkezine bağlı olan Gediz’in Kuzey doğusunda Kütahya, Güney doğusunda Uşak, Kuzeyinde Emet, Batısında Simav ve Şaphane, Doğusunda Altıntaş ilçeleri vardır.  Bağlı bulunduğu Kütahya iline  son yol çalışmaları  sonucunda  86 km.   Uşak iline ise 64 Km. uzaklıktadır.

 

 

 

   İç Batı Anadolu Bölümünde dağlar, Ege Bölümündeki dağlar gibi blok tektoniği ile oluşmuş dağlar değillerdir. Gediz Yöresine Anadolu’nun önemli yer şekillerinden ikisi olan, Murat Dağı ( 2310 m.) ve Şaphane Dağı ( 2110 m. )  şekillendirmektedir. Bu dağlar 3. Jeolojik zamanın üst devirlerinde yükselmeye uğramış tortul yapılar olup; tektonik kökenli Neojen depresyonlarla birbirlerinden ayrılmışlardır. Yöreyi 700 – 800 m yükseltiye sahip bir plato  alanı  olarak  düşünürsek,  Murat  ve  Şaphane   dağları   dışında   birbirinden   bağımsız

     1000 metre civarında pek çok tepenin varlığı dikkati çeker. Bu durum sırt alanların yoğunluğunu beraberinde getirmiştir. Bu yüzden rahatlıkla çok arızalı bir yer şekline sahip olduğu söylenebilir.

C. İklimi       :

         İklimi şekillendiren etmenler, denizden uzaklık ve yükseltidir. Denizden oldukça uzak oluşundan iklim karakterinin karsal olduğu söylenebilir. Ancak yükseltisinin çevresine göre alçak olması, kısa mesafede iklim özelliklerinde  farklılıklar ortaya çıkmasını sağlamıştır.  Gediz’in konumu çevresine göre daha alçak düzeyde olduğundan İlçe iklimi çevreye göre daha ılımlı  bir karakter kazanmıştır. Gediz’i etkileyen Akdeniz ve karasal iklim tipleri arasındaki bu iklim tipi  bir geçit iklimidir.

      Yıllık ortalama sıcaklık değeri 12.4 santigrattır. Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 23.1 santigrat; Ocak ayı ortalaması ise 2,1 santigrattır. Günlük sıcaklıkların 30 santigradın üstüne çıktığı gün sayısı ortalama 56, sıfırın altındaki gün sayısı ise 48’dir. İlçemizde en düşük sıcaklık ( -15 ) santigrat ile 21.01.1974’ de , en yüksek sıcaklık ise (38.9) santigrat ile 07.07.1980’ de ölçülmüştür.

       Gediz daha çok batı ve kuzeybatıdan gelen alçak basınç merkezlerine bağlı cephe sistemlerinin etkisi altında iken Kuzey sektörlü rüzgarların hakimiyeti kendini hissettirir.

       Yağış rejimi itibariyle İç Anadolu’nun az yağışlı karasal iklimi ile Akdeniz yağış rejimi arasında bir özellik gösterir.Yağış rejiminde dikkati çeken bir özellikte yıllara göre salınımlar yapmasıdır. Kar yağışlı gün sayısı çevresine göre düşüktür. En fazla yağış kış ve ilkbahar aylarında düşerken yazlar kurak geçmektedir. Yıllık yağış miktarı ortalama     595 mm.’dir. En fazla yağış 27.12.1981 yılında 205 mm. olarak ölçülmüştür .

     Murat ve Şaphane dağlarının varlığı yörede oroğrafik yağış şeklinin oluşmasına imkan vermektedir.Yağış miktarının yüksek olmasında bu durumun payı olduğunu söyleyebiliriz..

 D. Doğal Bitki Örtüsü

    Doğal bitki örtüsü yükseltilere ve bakı özelliklerine göre şekillenmektedir. Yükseltinin 1000 m. nin altında kalan engebeli alanlar meşe ağaçlarının fazlaca bulunduğu bozkırlardır. Bu bozkırlarda papatya, çiğdem, menekşe, sığır kuyruğu, çoban yastığı, gelincik, geven, kekik, çakır dikeni, yavşan otu, çayır püskülü vb. bitkiler vardır. 1000 m nin üzerindeki alanlar  ise özellikle Murat Dağı sahası ve dağların kuzey kesimleri  yarı nemli ormanlarla kaplıdır. 1000m. – 1500 m ler arsında meşe ormanları yaygın iken  1500 m. – ile 2000 m. arasında ve dağların kuzey yamaçlarında kara çam alanları daha yoğundur. Şaphane dağında bu ağaçlara ilaveten ardıç ağaçlarına rastlanmaktadır.

       Akarsu boylarında ise kavak ve söğüt familyaları hakim iken; Orman altı bitki örtüsü grubunda pek az orman gülü, ballı baba bitkisi, pırnal, yabani korunga, yabani zambak vb. bitkiler görülmektedir.

 E. Akarsuları               :

     Yöredeki dağlık alanlar Türkiye hidroğrafyasını şekillendiren bir özelliğe sahiptirler. Murat dağı ve Şaphane dağı birer su bölümü çizgisi olup Karadeniz, Ege ve Marmara denizine kaynak oluştururlar. Murat dağı Büyük Menderes, Gediz ve Sakarya nehirlerinin havzalarını beslerken, Şaphane dağı da Gediz ve Susurluk nehirlerinin havzalarının yukarı çığırlarını oluşturmaktadır.

     Şehrin Kuzey kesimlerinden doğan Gediz çayı, Murat Dağındaki yüzden fazla pınarların toplanması ile ortaya çıkan, çokrağan suyu ile birleşen Murat çayına abide altlarında, Şaphane dağından kopup gelen, Ilıcasu kaplıcalarının da sularını toplayan Hamam Su deresi birleşerek Gediz nehrinin temeli yörede atılmış olur. Yaz kuraklığı bu akarsuların  pek çoğunun kurumasına neden olurken kış ve ilk bahar aylarında seviyeleri artmaktadır.Kaynağını Murat Dağından alan ve 401 km. uzunluğu olan Gediz Nehri kendi adını taşıyan ovayı suladıktan sonra İzmir Körfezi’nin dış kesiminde büyük bir delta çizerek Ege Denizi’ne dökülür.Murat çayının üzerinde “Gümele Göleti” yapılmıştır. Ancak yöredeki diğer dere ve çaylardan kırsal kesim çiftçilerinin yöresel imkanları doğrultusunda sulamada faydalanılmaktadır.

F. Toprak Şartları    :

Yörede hakim topraklar kahverengi topraklar ve kahverengi orman topraklarıdır. Kahverengi topraklar kısmen daha fazla arazi eğimine sahip olmaları hasebiyle Kahverengi orman topraklarına nazaran incedirler. Bunlar bazaltlar üzerine tekabül etmişlerdir. Kahve rengi orman toprakları saha olarak daha geniş alan kaplarlar. Her iki toprak çeşidinin de organik madde miktarı düşüktür. Yörede kaliş arazilere de rastlanır. Toprakların özellikle alt tabakaları fazla killidir. Bu durum yörede heyelan yer yer heyelan yaşanmasını kaçınılmaz kılmıştır. Özellikle yörede yaşanan depremler, tarla açma ve yol yapım çalışmaları bu durumu tetiklemektedir. Yağışın fazla olduğu  kış aylarında, Abide, Aksaklar, Gölcük, Ilıcasu mevkilerinde heyelan olaylarına rastlanmaktadır.Yörenin kuzey kesimlerinde  rendzina topraklar vardır. Bu toprakların taneleri küçük, renkleri beyaz ve açıktır. Murat ve Şaphane dağı toprakları da dahil bu topraklar genelde kireç içerseler de bir miktar demiroksit barındırırlar. Aynı zamanda kumlu killi ve az miktarda da humusludurlar.

Sözü edilen topraklar hafif meyilli, sığ, orta erozyonlu olup, ikinci sınıf tarım alanı olarak kullanılmaktadırlar.

 Gediz çayı ve Murat çayının yerleştiği sahalar ise kum oranı yüksek alüviyal topraklar olup 2.sınıf kullanım kabiliyetinde, orta derecede korunma gerektirirler. Bu toprakların büyük bölümü sulu tarım olarak kullanılmaktadır. Yöredeki tüm toprak çeşitlerinin ortak özelliği nem oranının azlığıdır.

 G. Depremler            :

 Gediz Yöresi 3. Jeolojik zamanın ikinci yarısında yükselmeye uğramış denç bir arazidir. Zeminin sert tortullardan oluşması, bu dönemde ve 4. Jeolojik zamanın ilk yarısında sıkışma sonucundaki alçalma ve yükselmelerle birbirinden bağımsız pek çok küçük fayların oluşmasını sağlamıştır. Bu fay alanlarının varlığı Gediz Yöresini Türkiye’nin en önemli deprem bölgeleri arasına dahil etmiştir.  En son büyük deprem 28.03.1970’de meydana gelmiş 1100 kişi hayatını kaybetmiş, 1200 kişi yaralanmış, 15 000  ev yıkılmış ve yaklaşık 30 ar yıllık periyotları takip etmektedir. Son deprem sonrası Bakanlar Kurulunun 05.08.1970 gün ve 7 – 1164 sayılı kararı Gediz’ in yerleşim yeri bu günkü yerine taşınmıştır.